“Günübirlik değişime giden bir yapı elimizde kalacaktır” Haberi Gencin Sesi Gazetesi - Bingöl
bingöl Dent Avrupa Diş
16 Aralık 2018, 05:13
Firma Rehberi
Yazarlar
Künyemiz
Seri İlanlar
Foto Galeri
Video Galeri
Haber Arşivi
Anasayfa
» 15:04 IHO-EBRAR, Genç’te öğrencilere kitap yardımı yaptı » 11:44 İŞKUR GENÇ’TE 80 PERSONEL ALACAK! » 11:18 GENÇ MYO’DA 2 YENİ BÖLÜM AÇILDI! » 11:14 Kardeşlerini unutmadı! » 11:07 “Sosyal medya ile kimliğimizi kaybettik” » 10:57 Akar, AK Parti’den İl Genel Meclisi için aday adayı oldu » 17:25 ANDİÇ: “HALKIMA MİNNETTARIM” » 11:56 PKK’ya ait yaşam malzemesi ele geçirildi » 15:52  Tartar, AK Parti’den il Genel Meclisi aday adayı oldu » 15:17 Köse, İl Genel Meclisinden aday adayı oldu
IHO-EBRAR, Genç’te öğrencilere kitap yardımı yaptı
İŞKUR GENÇ’TE 80 PERSONEL ALACAK!
GENÇ MYO’DA 2 YENİ BÖLÜM AÇILDI!
Kardeşlerini unutmadı!
Bu haber 24 Eylül 2018, Pazartesi 11:21 tarihinde eklendi. 681 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“Günübirlik değişime giden bir yapı elimizde kalacaktır”

Genç Memur-Sen ve Genç Eğitim-Bir-Sen Başkanı Muhammet Mustafa Demirağ, yeni eğitim ve öğretim yılı ile ilgili yaptığı açıklamada, “Hedefi olmayan, günübirlik değişime giden ama asla köklü adımlar atamayan devasa bir yapı elimizde kalacaktır” dedi.
“Günübirlik değişime giden bir yapı elimizde kalacaktır”

2018-2019 eğitim-öğretim yılında yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyon öğretmenin mesaiye başladığı yeni eğitim ve öğretim yılında, Genç Memur-Sen ve Genç Eğitim-Bir-Sen Başkanı Muhammet Mustafa Demirağ açıklamalarda bulundu.

 

 

“Yeni bir heyecan, yoğun bir çalışma dönemi ve özverilerle dolu bir süreç olarak başlıyor. Bütün öğrencilerimize ve eğitim çalışanlarına başarılar diliyoruz” diyen Demirağ, şunları söyledi:

 

“Bir eğitim sisteminin uzun vadede verimli olabilmesi, bütünü oluşturan parçaların birbiriyle uyumuna bağlıdır. Sistemden ve bütünlükten yoksun bir organizmada çelişkiler, hatalar, istikrarsızlıklar ortaya çıkacak; hedefi olmayan, günübirlik değişime giden ama asla köklü adımlar atamayan devasa bir yapı elimizde kalacaktır. Okullaşma oranlarının artmasına, okulların fizikî ve teknolojik kapasitesinin gelişmesine, öğretmen sayısında artış yaşanmasına, eğitime ayrılan kaynağın artmasına rağmen hâlâ istenilen seviyede olunmamasının temel sebebi, organizasyonsuzluk, sistemsizlik ve bulma arayışlarının bitmemesidir.

 

Adım atılması gereken pek çok sorun bulunmaktadır

 

Eğitimde başarı, hangi yol, yöntem ve tekniklerin kullanılacağına, nasıl bir yol haritası izleneceğine ilişkin pratik, ancak kapsamlı bir teorik arka planla mümkündür. Eğitim sisteminin inşası, eğitime ilişkin ezberlerin gözden geçirilmesi ve mevcut paradigmanın sorgulanmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Aksi takdirde müfredat, öğretmen, öğrenci ve okul üzerinden yürütülen bütün tartışmalar yüzeysel kalacaktır. Bu bağlamda yapılması gereken, insan odaklı bir ekol inşa etmektir. Daha sonra bunu referans alan eğitim politikaları, öğretim programları, eğitim kurumları oluşturulup eğitimci kadrolar yetiştirilebilir. Bu, uzun soluklu, sabır ve azim gerektiren bir süreçtir. Ama bu süreçte adım atılması gereken alanlar, çözüme kavuşturulması gereken pek çok sorun bulunmaktadır.

 

Eğitim çalışanlarının sorunlarına çözüm bulmadan eğitimde yol almak, başarıyı yakalamak pek mümkün görünmemektedir. Bu çerçevede, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi, atamaların hâlâ mülakatla yapılması, erkek kamu görevlilerine dayatılan darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliğinin varlığı, kariyer basamaklarına ilişkin belirsizlik, ek ders esaslarındaki adaletsizlikler, atama ve yer değiştirme süreçlerindeki istikrarsızlık, yönetici görevlendirme süreçlerinde mahkeme kararlarının doğurduğu sıkıntılar, vaat edilen 3600 ek gösterge konusunda halen adım atılmamış olması, eğitimcilerin şiddete maruz kalması, okullara bütçe gibi, çözüme kavuşturulması gereken sorunların yeni eğitim-öğretim yılı içerisinde aşılmasını bekliyoruz.

 

Öğretmen atama ve yer değiştirme süreci tutarlı olmalıdır

 

Öğretmen sayısı her geçen yıl artmasına rağmen halen yaklaşık 100 bin öğretmen ihtiyacı bulunmaktadır. Öğretmen eksikliğinin uzun vadede bir milletin kaderini etkileyebileceği düşünülerek, öğretmensiz bir sınıf bile kalmayacak şekilde eğitim kadrosu tam olmalıdır. Ücretli öğretmenlik uygulamasıyla öğretmen ihtiyacının giderilmeye çalışılması ucuz çözüm yoludur.

 

2016’da çıkarılan KHK ile birlikte sözleşmeli öğretmen uygulamasına tekrar dönülmesi büyük sorunlara kapı aralamıştır. Farklı istihdam şekilleri, sorunları çeşitlendirmiş, yeni sorunlar ortaya çıkarmış, öğretmenlerin aile bütünlüğünü bozmuş, insani mazeretleri ortadan kaldırmış, temel insan haklarına aykırı, cebri bir model olmuştur.

 

Kadrolu ya da sözleşmeli ayırımı yapılmaksızın öğretmenlerin yer değişikliği talepleri karşılanmalı, öğretmen açığının kapatılması ve bölgesel farklılıkların giderilmesi hedefleri bir arada yürütülmelidir. Bakanlık, anayasal hak olan mazerete bağlı yer değişiklikleri ve isteğe bağlı yer değişikliği ile yaşa ve tecrübeye dayalı bölgeler arası adil bir öğretmen istihdamını birlikte yürütmek zorundadır. Zorunlu hizmet, sözleşmeli öğretmenlik vb. cebri uygulamalardan istenilen sonucun alınamadığı ve bunların yeni sorun alanları hâline geldiği bilinmektedir. Bu nedenle, Bakanlık, maddi teşvikler ile norm kadro esaslarının bölge/okul bazlı esnek hâle getirilmesi, kariyer basamaklarında pozitif ayrımcılık gibi uygulamaları bir arada yürütmek suretiyle esnek çözümler geliştirmelidir.

 

Sözleşmeli öğretmenler kadroya alınmalıdır

 

Eğitim kurumlarında öğretmenler arasında kadrolu/sözleşmeli şeklinde ortaya çıkan ayırım kurum içi çalışma barışını bozmaktadır. Bu durum öğretmenlerin verimliliğini düşürmekte, aynı niteliklere sahip ve aynı görevi yapan insanlar arasında bir nevi kast sistemi oluşturmaktadır.

 

İstihdamda güçlük çekilen illerde öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla getirilen sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmeli ve sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmelidir.

 

Mülakatla öğretmen atama yönteminden vazgeçilmelidir

 

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasıyla birlikte Türkiye’deki öğretmen istihdamı süreçlerine sözlü sınav aşaması da ilk kez dâhil edilmiştir. Özellikle, çok sayıda sözlü sınav komisyonu olması, sınav komisyonunda bulunanların yeterlilikleri, sınavlarda sorulan sorular vb. konular kamuoyunda sıklıkla gündeme gelmektedir. Tek başına sözleşmeli öğretmenlik uygulaması çok ciddi bir problem iken, atanacak öğretmen seçiminin mülakatla yapılması, yapılan mülakatlar çerçevesinde adayların kazanma ya da kaybetme nedeninin objektif bir şekilde izah edilememesi, yıllarca emek vererek okumuş ve birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi adalet duygusunun zedelenmesine neden olmaktadır. Mülakatla öğretmen atama yönteminden vazgeçilmeli, toplum vicdanında karşılığı olan kadrolu istihdam modeli tercih edilmelidir.

 

3600 ek gösterge konusunda verilen sözün gereği yerine getirilmelidir

 

Öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesi başta olmak üzere, seçim sürecinde kamu görevlilerine verilen vaatler ivedilikle yerine getirilmeli; tüm kamu görevlilerinin ek gösterge rakamları 600 puan artırılmalı, yardımcı hizmetleri sınıfı çalışanlarına da (Genel İdare Hizmetleri Sınıfı kadroları için öngörülen en düşük rakamdan aşağı olmamak üzere) ek gösterge hakkı verilmelidir.

 

Eğitimcilere şiddete seyirci kalınmamalıdır

 

Son yıllarda, eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun hâline gelmiş ve ülkemizin geleceği açısından vazgeçilmez olan eğitim-öğretim hizmetinin yürütülmesini sekteye uğratacak dereceye varmıştır. Bu şiddet eylemlerinde, mevcut yasal düzenlemelerin bu fiillere karşı caydırıcı nitelikte ceza öngörmemesi ile şiddet uygulayan kişilerin bu eylemlerinin adli ve idari makamlarca önemsenmeyeceği ve ciddi bir ceza yaptırımıyla karşılaşmayacakları inancı önemli bir rol oynamaktadır. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına karşı caydırıcılık, şiddete uğrayan çalışana da hukuki koruma sağlayacak nitelikte yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır.

 

Okulların ödenek ihtiyacı karşılanmalıdır

 

İlkokul ve ortaokullara doğrudan ödenek verilmemesi, bu okulları il özel idaresinin kaynak aktarımına ve okul aile birliğinden sağlanacak gelire bağımlı kılmaktadır. Okulların zaruri harcamaları için okul aile birlikleri tarafından üretilmeye çalışılan çözümler, başvurulan yollar yetersiz kalmaktadır. Okul yöneticilerinin eğitim liderliği yapmalarının önündeki en büyük engel olan ödenek sorunu; öğretmeni, yöneticiyi ve veliyi karşı karşıya getirmekte, bundan da en fazla zararı yine öğrenciler ve okul yönetimleri görmektedir. Velilerden para talep etme dönemi sona erdirilmeli; öğrenci sayısı, okulun büyüklüğü, donanım ihtiyacı gibi faktörler esas alınarak öğrenci başına belirlenecek tutarda doğrudan ödenek aktarımı yapılmalıdır.”


Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
Yazmış olduğunuz yorumlar küfür hakaret vb. içerik içermemelidir. Yorumlar yönetici onayından sonra yayınlanmaktadır.
Yapılan Yorumlar
fredininkabusu - Konu: - “Günübirlik değişime giden bir yapı elimizde kalacaktır” - 2018-09-26 08:56:16
Bu arkadaşı yakından tanıyan biri olarak derim ki;seni bu kadar kıymetli konularda açıklamalar yapacak pozisyona sokan sistemin yetiştirdiği hiç bir ferdin ne gence ne bingöle ne bu ülekeye ne bu gezegene zerre kadar faydası dokunamaz.
Diğer Haberler
Genç İlçemiz Önemli Telefon Rehberi

VEFAT > LAMİA KAYA VEFAT > LAMİA KAYA
13 Ocak 2015, Salı 15:24:35
Genç Belediyesi Kültür ve Sosyal Hizmetler Müdürü Cahit Kaya’nın annesi Lamia Kaya tedavi g
MAHMUT YAKIŞIR MAHMUT YAKIŞIR
31 Mart 2014, Pazartesi 12:26:11
Genç ilçesinde uzun yıllar belediye meclis üyeliği görevlerinde bulunan Mahmut Yakışır, ge

     Web sitemizdeki bütün materyalleri Gencin Sesi linkiyle kaynak
göstermek şartıyla kullanabilirsiniz. halı saha yapan firmalar
Web sitemiz Bingöl reklam kod ve tasarımına sahiptir. © 2007-2016

İletişim
İletişim
Genç Haberleri
Bingöl Haberleri
Genç Kurumlar Telefon Rehberi
Mahalle ve Köylerimiz