AK PARTİ’DE TEMAYÜL HEYECANI!
“KUDÜS, SELAHATTİN EYÜBBİ DEMEKTİR”
 “ADİL OLACAĞIM! HZ. ÖMER’İN SÖZÜNÜ KENDİME ŞİAR EDİNECEĞİM”
“LEYLA ANNE ARTIK GEZEBİLECEK”
Bu yazı 19 Mart 2012, Pazartesi 13:21:03 tarihinde eklendi. 2273 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İdareci yoksunluğumuz! - Hakim DEĞİŞGEÇ

İdareci yoksunluğumuz!

Hep hayalini kurarız Genç ilçemizle ilgili. “Sosyal ve ekonomik alanda gelişmiş, işsizlik sorunu giderilmiş, feodal yapıdan uzak bir şekilde halkın tümüyle kaynaştığı bir merkez haline dönüşmüş örnek bir yerleşim merkezi….vs.” Temenniler, yada hayaller zincirinin halkaları böyle sıralanır gider.

Bu hayallerin gerçekleşmesi belki imkânsız değildir ama idare etmekle yükümlü olup da idarecilik vasfının ağırlığı altında ezilenlerin varlığı umutlarımı ertelemek için yeterli bir sebeptir.

İdareci olmak; sahip olunan makamın yetkileriyle böbürlenmeyi ya da tek başlılık bir yönetim anlayışını gerektirmez. Mütevazı bir yaklaşımla idaresi altındaki kimselerin güvenini kazanmayı, kibirden uzak, hoşgörü duygusunu yayarak çalışma performanslarını arttırmayı gerektirir. Olması gereken budur.

* * * *

Toplumda bunu için güzel örnekler de vardı. “Bir kişi sizden şikâyetçiyse es geçebilirsiniz ama on kişi şikâyetçiyse durup düşünmelisiniz. Velev ki yüz kişi sizden şikâyetçiyse o zaman sorun sizden kaynaklanıyordur. Yapmanız gereken, kendinizi sorgulamak, yanlışınızı tez zamanda düzelmektir.” Bu da olgunluk gerektirir.

Tabi bunu yapamayanlar da vardır. Küçük şeyler mutlu olan, yapılan en basit iş için dahi sadece kendisinin takdir edilmesini bekleyen, adının ya da makamının zikredilmesinden hoşnut olan, ‘bu dağları ben yarattım’ edasında olanları da görüyoruz bu şirin ama üzeri giderek kara bulutlarla kaplanan ilçede!

Makamının gücünü kişiliğinin önünde görüp idaresindeki çalışanlar üzerinde korku politikası uygulayan, icra edilen bir faaliyette adı zikredilmediğinde çılgına dönen, kurumsal çalışmaları kendisine mal etme arzusu giderek kabaran, tüm bunları yaparken çalışanların çalışma şevkini kıran bir idareci görmek istiyorsanız şayet, Genç en iyi adrestir. Ve tüm bunların yapılmasındaki sebep ‘kendisine biat etmeyen gazetecilerin varlığı’ ise…

Genç’in içinde bulunduğu durumu ‘rezalet’ olarak yorumlamak haksızlık olmaz. Genç’in yol, kaldırım, köprü vs. hizmetler kadar ilgiye, sevgiye, hoşgörüye, adil bir yönetim anlayışına ihtiyacı vardır.

Vali İrfan Balkanlıoğlu çok güzel ifade ederdi: “Makamlar kalıcı, bizler gidiciyiz. Devlette süreklilik esastır. Bu makamlar halkındır, bizler de halk için varız. Halkımız, makamına dilediği gibi gelebilir”

Genç’te ise makamın da kendisinin de kalıcı olduğunu düşünen, ‘hiç de sevmesinler, nasıl olsa gideceğim’ mantığıyla idarecilik yapmaya çalışanlar var. Öğretmenevine gidip oyun oynamak ile halkla iç içe olmak dahi karıştırılır çoğu zaman.

Hatip amcanın ya da Ali başkanın verdiği “10’ar puan!” idareciyi mutlu etmemeli, idareci de mutluluğu 10’ar puanda aramamalıdır.

Bir büyüğümün sohbet esnasında aktardığı önemli bir paragraf vardı; “Kimileri, bulundukları makamlara gösterilen saygının yoğunluğu karşısında zaman zaman sapmalar gösterebilir, bu saygının tümüyle kendi şahsına gösterildiğini zannedebilir. İşte o kimseler, bir süre sonra dik başlılık gösterir, tek akıllının kendisi olduğunu düşünür. Oysa akıllı insan, sadece kendi akılını değil, başkalarının da aklını kullanabilendir.”

Ve yine bir fabrikanın yönetici değişimiyle ilgili hikâyesinin son paragrafında şu sözler yer alır: “İdarecilik güç bir sanattır. Öyle bir sanat ki, eseri gözle görülmez ve ölçülmesi de ancak mukayeselerle ve senelerin tecrübeleriyle biraz mümkün olabilir. Büyük liderler gibi onları da, o müessesenin bitaraf bir tarihçisi kıymetlendirebilir. Onun için günlük takdir bekleyenlerden bu sanatın sanatçısı çıkmaz.”

Genç’te bu sanatın sanatçısı çıkmıyor maalesef.

VE SİYASİ İRADE!

Kendi egolarını tatmin etmekte ısrar eden, halkı, seçilmişleri ve kamu emekçilerini yok sayan, yönetmenin sadece matematiksek hesaplara dayandığını düşünen bir anlayışın ilçeye verdiği zararın farkında olmaya davet ediyoruz sizleri. Unutmayın ki, yaşanan her gün, cereyan eden her olumsuzluğun faturası sizlere kesilecektir bu topraklarda.

Bu yüzden, kısa sürede gerekenin yapılmasını öneriyoruz.

Ne demiş atalarımız; “Zararın neresinden dönersen kârdır”

En kısa vadede kârlı çıkmanız ümidiyle…

Hoş ve esen kalın!

Yazdır Paylaş
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
Yazmış olduğunuz yorumlar küfür hakaret vb. içerik içermemelidir. Yorumlar yönetici onayından sonra yayınlanmaktadır.
Yapılan Yorumlar
sb - 2012-08-04 00:55:14

Ümit ve beklentileriniz takdire şayandır........ fi tarihinde SG adında miletvekili meclise göndermiştik anlatılanlar nederece doğru bilemem; Ancak kunu bingöl yada bingölü ise zere kadar şüphe yok doğrudur bence Elazığ Miletvekili Sn. Septioğlu SG derki genç toprağı güzeldir önerge ver oraya Kiremit/Tuğla fabrikası kurduralım ben destek veririm sg dergi ağam neyapıyorsun bu insanların karnı doyarsa kimse bana selam vermez der. evet SG'nin ruhu bu toplumu hipnotize etmişse toplumu uyandırmanın bilimsel bir yolu veya metodu varmı veya bir yol bulabiliriseniz işte o zaman ütopyanız gerçekleşir bilmukabele hoşça kalın.

medeni - 2012-08-02 17:09:39
oğlum bak git.
zaza - 2012-05-31 00:00:14
roboski katliamiyla ilgili niye yazmiyorsunuz bu nebicim yazarlik nerde insanlik soyleyin yoksa sizde mi akp li yazarlarsiniz he
ferhan şen - 2012-05-02 16:03:41

Ordu göreve! rnMalum bir parti vardır.Çıkan her yasayı anayasa mahkemesine götürür.Yada meydanlarda pankart açar ordu göreve! o devirler geçti.Medya artık birinci güç değil. Hele böyle gazeteciler hiç değil.

Diğer Hakim DEĞİŞGEÇ Yazıları
Genç İlçemiz Önemli Telefon Rehberi

     Web sitemizdeki bütün materyalleri Gencin Sesi linkiyle kaynak
göstermek şartıyla kullanabilirsiniz. halı saha yapan firmalar
Web sitemiz Bingöl reklam kod ve tasarımına sahiptir. © 2007-2016