“ADİL OLACAĞIM! HZ. ÖMER’İN SÖZÜNÜ KENDİME ŞİAR EDİNECEĞİM”
“LEYLA ANNE ARTIK GEZEBİLECEK”
ELEKTRİK AKIMINA KAPILMIŞTI, HAYATINI KAYBETTİ
“GENÇ’İN TARİHİ YAPILARI ORTAYA ÇIKARTILMALI”
Bu yazı 19 Mart 2012, Pazartesi 13:21:45 tarihinde eklendi. 1440 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yapmayın! - Nizamettin ÖNEGEL

Yapmayın!
Rahmet ayının sayılı günleri birbiri ardınca geçip gidiyor. Güneşle arasına perde çekemeyenler bu yakıcılığın yanında suya kavuşmanın saniyelerini hesaplayadursun günün yarısını uykuda geçirenler de kendilerince oruç tutmanın zorluklarından bahsediyor.

 

Orucu en yoğun geçirenler kuşkusuz çocuklar. Oruç tutup tutmamaları fark etmiyor. Onlar için oruç; iftar, sahur ve hatta teravihtir.

 

Yeri gelmişken camilerimizde karşılaştığımız özellikle teravihlerdeki çocuk manzaralarından bahsedelim.

 

Kapı önü haricinde oyun alanı bulunmayan, kimi yerlerde kapı önünden de mahrum olan çocuklarımız Ramazan ayını kendilerince fırsata çevirerek iftar sonrası cami önlerine koşuyor. Ramazan ve Namaz söz konusu olunca aileler de tereddütsüz gönderiyor. Kimisi henüz abdest almasını dahi bilmeyenlerden teşekkül bir cami cemaati oluşuyor camilerimizde.

 

Kimisi meraktan, kimisi taklitten, kimisi teşvikten, kimisi de eğlenceden… Sebep her ne ise de çocukların, ses getiren bir cemaat oldukları kesin.

 

Geçenlerde bir haberde okumuştum. Caminin birinde cami imamı ders almaya gelen çocuklara Kur’an dersi veriyor. Ders sonrası caminin içinde onları yarıştırıyor, güreş tutturuyor, birdirbir oynatıyor, hatta koşturuyor. Tabi bu arada cami adaplarını da öğretiyor. Akşam da elinde şekerlemelerle kapıda bekleyip gelen cemaate ikramda bulunuyor. Manzarayı tahayyül edebildiniz mi?

 

Bir de bizdeki uygulamaya bakın bakalım. Kimi çocuğun kulağı sıkıştırılmış, kimisi azar işitmiş, kimisi beddua almış, kimisi yaka paça dışarı atılmış, kimisi yediği tokadın şokunu atlatamamış bir vaziyette. Camide Her gördüğü çocuğa potansiyel suçlu muamelesi yapan cami cemaati hatta cami imamı... Bu çocuk nasılsa buraya bağırıp çağırmak için geldi önyargısı var kafalarda.

 

Geçen cuma günü bir camide hutbe dinleyeceğiz. İmam hutbeye geçmeden önce bir azarlama konuşması yapıyor; “Bakın defalarca söylememize rağmen hala çocuklarınıza sahip çıkamadınız. Buraya gelen çocuklar cemaatin huzurunu kaçırıyor. Bu böyle devam ederse bundan sonra belli bir yaşın altındaki çocukları camiye sokmayacağız ona göre!” Diyerek kararlı ve sert bir duruş sergiliyor.

 

Bu kadar sert bir çıkışın muhatapları ne yapmışlar acaba?

 

Cemaatin huzurunu kaçırmışlar.”

 

Hani cemaat tüm dünyalık işlerden sıyrılıp huşu içinde namaz kılıyor ya(!) bu sabıkalılar da onların huzurunu bozuyor.

 

Namazdayken sattığı hayvanın ucuza gittiğini düşünen tüccarın hesabını, cüssesi namazda aklı oynadığı damada kalan amcanın rakibini yenme planlarını bu çocuklar bozuyormuş.

 

Namaz kılarken aybaşını borçsuz nasıl çıkarırım hesabı yapan memurun hesabını ve yine namazdayken hükümetler kuran, hükümetler yıkan siyasi abilerin oyunlarını bu çocuklar yarıda bırakıyormuş!

 

Peki, sizin bir türlü onaramadığınız hoparlör cızırtıları daha mı masum? Onlar huzursuzluk vermiyor mu?

 

Çocukların yaptığı gürültü hoş olmayabilir. Bu tamam, ama bu durum itilip kakılmalarını, “camiye sokmayız” tehditlerine maruz kalmalarını gerektirmez. Ortada bir yanlış var bu da doğru. Ama bu yanlışı sadece çocuklara yüklemek yanlışı gidermiyor ki!

 

kafam rahat olsun’ diyerek çocuğunu camiye gönderen aileler var. Peki, Evden kovulurcasına camiye gönderilen çocuğu bir de siz kovarsanız ne olur dersiniz. Hiç düşündünüz mü?

 

Geceleri sokaklarda nara atanlar evlerinden ve camilerden gerekli yakınlığı göremeyenler olabilir mi?

 

Hepimiz çocuk olduk. En unutamadığımız anlarımız çocukluk çağı anılarımızdır. Biz nasıl oruçlu geçirdiğimiz birçok günün gecesinde çocukluğumuzun iftarlarını, teravihlerini, sahurlarını anlatıyorsak ve her anlatışımızda o anları yeniden yaşıyorsak şimdiki çocuklar da ileriki zamanlarda bu günleri yâd edecekler. Camide bağırıp fırçaladığınız, hatta tokatladığınız çocukların zihinlerinde bu yüce dine dair nasıl izler oluşmuştur, düşündünüz mü?

 

En sert tepkiyi verenlere özellikle sormak lazım, siz çocukken çok mu sakindiniz? Çok mu halim-selim halleriniz vardı? Merak ediyorum.

 

Biraz daha anlayış lütfen!
Yazdır Paylaş
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
Yazmış olduğunuz yorumlar küfür hakaret vb. içerik içermemelidir. Yorumlar yönetici onayından sonra yayınlanmaktadır.
Yapılan Yorumlar
Diğer Nizamettin ÖNEGEL Yazıları
Genç İlçemiz Önemli Telefon Rehberi

     Web sitemizdeki bütün materyalleri Gencin Sesi linkiyle kaynak
göstermek şartıyla kullanabilirsiniz. halı saha yapan firmalar
Web sitemiz Bingöl reklam kod ve tasarımına sahiptir. © 2007-2016