GENÇ #DEVAM DEDİ!
SÖZEN'E YENİ GÖREV
Genç’te Yarın 23 Bin Seçmen Sandık Başına Gidecek
 Traktör devrildi, sürücü enkaz altında kaldı
Bu yazı 08 Şubat 2015, Pazar 16:13:00 tarihinde eklendi. 3040 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ATEŞ DİLLİ’LER VASITASIYLA KONGREYE MEDYATİK SANSÜR - Nurgül AKTEKİN

Siyasal çıkar tartışmalarının ateşli dilli’leri, ne söylerse söylensinler, ne yazarlarsa yazsınlar artık yemezler. Yerelden seçilmiş milli gururlarımızın ifadesinde gür çıkan temsili seslerimizin müsebbiplerini eleştirirken; görev almak isteyen yeni siyasetçilerin, ideolojik düşünce aktivistlerinin ve medya organlarının daha insaflı olması gerekliliğine, hele hele konu, çözüm süreci ise daha bir dikkatli olunulmasına olan inancım, bana çatışmaktan uzak durmamın elzemliliğini hatırlatmaktadır.
ATEŞ DİLLİ’LER VASITASIYLA KONGREYE MEDYATİK SANSÜR

 

Siyasal çıkar tartışmalarının ateşli dilli’leri, ne söylerse söylensinler, ne yazarlarsa yazsınlar artık yemezler. Yerelden seçilmiş milli gururlarımızın ifadesinde gür çıkan temsili seslerimizin müsebbiplerini eleştirirken; görev almak isteyen yeni siyasetçilerin, ideolojik düşünce aktivistlerinin ve medya organlarının daha insaflı olması gerekliliğine, hele hele konu, çözüm süreci ise daha bir dikkatli olunulmasına olan inancım, bana çatışmaktan uzak durmamın elzemliliğini hatırlatmaktadır.

 

 

Peki bu durum bizde böyle mi!

 

Ateş dilli'ler, siyasal parti gözetmeksizin tüm onurlu söylemleri ve siyasal gelişimlerin seçilmişlerini değersizleştirirken ağızlarına pelesenk ettikleri barış kavramını sadece kendilerinin menfaatleri doğrultusunda şekillendirmek arzusundalar. Olaya bu açıdan bakarak düşündüğümde anladım ki bunu aşabilmek birazda toplumsal bir tepki gerektiriyor. Çünkü medya organları ateş dilli'leri kullanmak arzusuyla, kitleler ile kirletme politikalarını dillendirenleri buluştururken sadece süreci yıpratmak için samimilerin kardeşlik adına söylenmiş cesur söylemlerini değil aynı zamanda diş geçiremedikleri siyasetçiyi de bayağılaştırmayı/basitleştirmeyi hedefliyor. Ve bu tarz söylemleri çarpıtmak fütursuzluğunu gösterenler de yayıncılık yaparken bu yaptıklarını habercilik ilkesine saygı algısı olarak savunup, kolektif çalışmalarının amacı olan bir başkasını yıpratmak gayesini gizlemenin hesaplarını yapıyorlar. (Şahsım olarak bu olaya biraz tepkim olsun diye kaleme aldığım bu satırlar yıkıcı eleştiri yapanlaradır.)

 

Çünkü bu tarz eleştiri sahiplerini; hepimizi yakan ateşi söndürmekten ziyade, güya “yapıcı eleştirileri” ile hepimizi ateşe sürükleyip ateşi yükseltmek için görevlendirilmiş sahte itfaiyeciler olarak görüyorum. Tıpkı! aynı ateşi söndürmek için yangın söndürme neferleri gibi görünseler de, eleştirdikleri oluşumun içinde bulunmaları ve savunucuları olduklarını göstermeye çalışmaları da başlıca komik bir durumdur. Aslında iyi bir menfaatçilik metodu kullanarak yaptıkları bu algı operasyonları ile kaosun alevlerinden yükseltilmiş cümlelerden ısınanlara bu çerçeveden bakınca; bu tarz yazıların aktörlerini ve yayınlatanlarını her dönemin iktidarını dizayn etmeye hevesli bulursunuz. Öyleki kendi tekellerini oluşturmayı hedefledikleri için aslında herkesin adamı olabiliyorlar. Ve bu menfaat ilişkisini gizleyemediklerinden kendilerini çok rahat bir şeklide tanımlayabiliyorum. Peki bu durum ne kadar etik ve toplumun faydasınadır?

 

Ateş dilli’ler tarih boyunca doğaları gereği yürüttükleri kirletme politikaları ile 100 yılı aşkın bir süredir, aşağıda tutulan, hakir görünen bir kesime haksızlık uygulamaktadır. Hatta kendi içlerinden seçtikleri değerlerine bile bunu yapabilecek kadar azgın olmuşlardır.

 

Bu ülkede yaşayan tüm unsurların kardeşliğini, dolayısıyla ülkemizi; ışıksız bırakmak arzusu ile gösterdikleri fütursuzluklar ile bizleri 100 yıldır aktif milli hizmete tamamen kayıtsız bırakmanın bilinçli politikasına yerelden katkıda bulunan ateş dilliler; sizlere soruyorum.?

Sayın Kalkınma Bakanı Dr. Cevdet YILMAZ ve Milletvekilimiz Sayın Prof. Dr. Eşref TAŞ’ın Ak parti 5. Olağan Kongresinde ki verdikleri toplumsal mesajların geneline bakınca (Ülkemizin eğitime, bilgiye, servet ve onura sahip olması gerekliliğinin) ana başlıkları çerçevesinde çözüm sürecine olan elzemlik vardı. Yapılan konuşmalardan Sayın Vekile ait olan kısmın da “Dağdaki de bizim kardeşimiz, bağdaki de bizim kardeşimizdir” söylemini çarpıtarak manşet atmanızın fütursuzluğu; bu şehre ne gibi bir fayda sağlamıştır.

 

Babam çocukluğunda odalarında yanan kandilin bir kısmında çok az yağ, diğer kısmında ise su olduğunu anlatırdı. Suyun olduğu kısım dipte yağın olduğu kısım ise üstteymiş. Kandil çok az ışık verirken hem sürdürülebilir olurmuş hem de iyi tütermiş. Eski günlerde ki koşullarda böyleydi diye tarif ederek aslında bana yukarıdakiler ile aşağıdakilerin ilişkilerini anlatırdı. Aynı statüye sahip olmayan iki akışkan maddenin ikisinin de aynı kandilin ışık yayması için işbirliği içinde olduklarını anlatırdı. İkisinin de aynı bölünmemiş kapta amaçları doğrultusunda işbirliklerini örneklendirirken vermek istediği şey belki de şimdilerde bana 2023 yılına kadar izlenecek siyasal yolda (Aktif Milli Hizmet) misyonu ile ulaşılmak istenen hedefin aktörlerinden kimlerin uyumlu ve hassas davrandığını ve bu hassasiyetleri ile olmaları gereken yeri yada haddini bilmeyenlerin çıkarcıl hesaplarını tarif ediyordu. Nasıl mı? Kongredeki konuşmacıların tamamının siyasete bakışını anlamak için hepsinin konuşmalarını defalarca dinledim. Ve bu partide siyaset yapmaya olan meraklarının çözümlemesini yaparken aslında mevcutların siyasete bakışlarını; bir eser sunma alanı ve bir hizmet yarışı olarak gördüm. Böylelikle teknik perspektiflerinden yola çıkarak Ak Partinin asıl misyonunda ki eğitime, bilgiye, servet ve onura hizmetlerini daha iyi yapmak için çözüm sürecine olan ihtiyaçlarını daha iyi fark ettim. Bu kadar olumlu değerlerle beraber popülist söylemleri ile kişilerin isimlerini ve unvanlarını tek tek okuyarak, “acaba; es geçtiğim olmuş mudur” düşüncesinden kurtulmayıp yağcılık yapanı da fark ettim. Evet! demokrasi tasavvuru ile esnek, kuşatıcı ve muhafazakar kimliğe sahip mevcut vekilin ve bakanın sözlerini çarpıtmanın mühendislik temellerini daha kongre bitmeden fiskoslarına yatıranlara tavsiyemdir; Siyasete dair zihinsel haritalarını oluştururken bizatihi kendi siyasal yolculuğunda, iç yolculuklarından samimice gelenleri de söylemleri ile beraber taşıyanların cesur ifadelerini çarpıtmak sizleri yangını söndüren itfaiyeci yapmadığı gibi bakanın gözünde şirin biri yada iyi bir medya organı olduğunuzun hissini de sağlamıyor. Sayın bakanın “Ak parti bir misyon partisidir” söyleminden gerçekten ne anladığınızı merak ediyorum.

Kardeşlik söylemini içselleştirip, bu söylemindeki samimiyeti ile aslında yapılacak hizmetlere zemin oluşturamamak endişesi sadece sayın vekilin sorumluluğunda değildir. Çözüm sürecinin baltalanması ihtimalini dahi tedirgin edici bir mirastan kurtarmak arzusuyla sorunu içselleştirip en cesur ifadeyle söylemek tabi ki; “Dağdaki de bizim kardeşimiz, bağdaki de bizim kardeşimiz” şeklinde olmalıdır. Böylesine üstün bir ifade, temeli bakımından aslında çözüm sürecini bayağılaştırmadan ve basitleştirmeden ülkenin gündeminden kaldırıp 2023 Yeni Türkiye’sine doğru koşarak yol almayı amaçlamaktadır. Ancak çözüm sürecinin en korkutucu sansürcüleri arasında bulunan ateş dillilerin kirletme politikalarını yayınlatabilecekleri bir medya organı bulmaları için çokta çaba sarf etmeleri gerekmediği anlaşılmıştır. Çünkü bu şehirde nasılsa çıkarları doğrultusunda organik bağları oluşturulmuş kişilerin ve kurumların “kardeşlik” kavramını cesurca geliştireni, ifadelerini cicili bicili sözlerle söyleyemeyeni, dolandırmadan lafı olduğu gibi ifade edeni; kirletmeyi hedefleyen çatışmacı ve çıkarcı bir medya organıyla karından bağlantısı bulunacaktır.

Ne yaparsanız yapın!

 

Sevgisinin ve samimiyetinin genişliğini kardeşlik gibi bir haza dayandıranı, ayıplanmak yada eleştirilmekle hiçbir şey kazanamazsınız. Gerçi siz doğanızın gereğini yapıyorsunuz ya! Çokta takmamak gerekiyor sizi. Çünkü siyasete kendi çıkarları doğrultusunda bakan bu tarz sahte itfaiyeciler kardeşlik kavramını içselleştirip cesurca söyleyebilenleri erkekçe yangına mudahele eden olarak bulmazlar. Her şeyinizle ancak bu kadar olabiliyorsunuz değil mi? Size meydan okuyup, buyrun hadi devam edin diyemiyorum ama kardeşliğimizi bir daha asla engelleyemeyeceksiniz, Ateş dilli'ler, sahte itfayeciler...

Yazdır Paylaş
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
Yazmış olduğunuz yorumlar küfür hakaret vb. içerik içermemelidir. Yorumlar yönetici onayından sonra yayınlanmaktadır.
Yapılan Yorumlar
37emrah - 2015-02-18 22:55:18
Tamamen kuparli kardeşime katılıyorum tamamen laf kalabalığı yapılmış
ahmet - 2015-02-09 15:43:47
Tebrik ederim yureginize kaleminize sağlık çok güzel ifade etmişsiniz. Her seçim döneminde kendini gøsteren bu sürüngenler bu donemde olacak ne yazık ki..
Mehmet çiçek - 2015-02-08 20:57:49
Ne garip bir şey.. Siyasi çıkarları, yapıştıkları koltuktan kalmamak için yapılanlar. Kandan beslenen vampirler gibi sokakların kana bulanmasını, kargaşa ortanımının hiç bitmesini istemezler . Bu millet ne zaman başını yastığına sorunsuz indirse bazılarına iğne batıyor. Bu topraklarda insanlar bilinçlendikçe bundan bazıları rahatsız oluyor.Şehirler geliştikçe hastahane, okul , yol vb. sıkıntılar azaldıkca nedense bundan rahatsız olunuyor. Garip değil mi? Sokaklarda , mitinglerde kardeşlik ,özgürlük, demokrasi diye bağıranlar. Kameralar kapandığında arka planda bunların altını nasıl deşebiliriz cabası içine giriyorlar. Bazıları Kürt milliyetciliği yaparken bazılarıda Türk milliyetciği yapıyor. Bunların her ikisininde savunucusuyum diyen bir çözüm sürecine sahip çıkmaları gerekirken bunun gerçekleşmemesi için adete maraton koşusundaymış gibi caba sarf ediyorlar. Son derece önemli hususlara değinmişsiniz. Şunuda akıllarının bir tarafına kazarlarsa iyi olur. Bu millet öyle bir millet ki ufak tefek şeylerle birliği, dirliği bozulamaz. Kurdukları oyunları önce yaradan sonra onlar bozar. Bir bakmışlar sergiledikleri sahnede kendileri rol alıyor. Kazdıkları koyulara bir daha çıkmamak üzere gömülüyorlar.
KÜPARLI - 2015-02-08 18:34:28
BUNCA LAF KALABALIĞINA NE GEREK VARDI? KENDİN YAZMAYI DENESEN VE EŞREF TAŞ TARAFTARLIĞININ SEBEBİNİ AÇIKLASAN DAHA İYİ OLUR. KAĞITTAKİ YAZIYI OKUYAMAYAN Bİ VEKİLİ KAHRAMAN ETME ÇABANIZI DA ANLAMIŞ DEĞİLİM. HER YAZINDA EŞREF TAŞI YERE GÖĞE SIĞDIRAMAMAN NASILKİ SAHTE İTFAYECİLİK VE İĞRENÇSE DİĞER MEDYACILARIN DA HALİ SENDEN AŞAĞI KALIR YANI YOK. BAŞKALARININ YAZISIYLA VAR OLMAKATAN DA VAZGEÇ. YOKSA EŞREF TAŞLA BİRLİKTE SEN DE YOK OLURSUN.
Haşim - 2015-02-08 17:45:27
"ATEŞ DİLLİLER" diye çok güzel bir benzetme yapmışsınız. Tebrikler. rnrn
Diğer Nurgül AKTEKİN Yazıları
Genç İlçemiz Önemli Telefon Rehberi

     Web sitemizdeki bütün materyalleri Gencin Sesi linkiyle kaynak
göstermek şartıyla kullanabilirsiniz. halı saha yapan firmalar
Web sitemiz Bingöl reklam kod ve tasarımına sahiptir. © 2007-2016