bingöl Dent Avrupa Diş
ANDİÇ: “HALKIMA MİNNETTARIM”
PKK’ya ait yaşam malzemesi ele geçirildi
 Tartar, AK Parti’den il Genel Meclisi aday adayı oldu
Köse, İl Genel Meclisinden aday adayı oldu
Bu yazı 18 Nisan 2017, Salı 12:30:14 tarihinde eklendi. 1733 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yeni Türkiye’nin kapısı aralandı... - Bilal BAĞIŞ

Yeni Türkiye’nin kapısı aralandı...

Bir demokrasi sınavından daha yüzümüzünakıylaçıktık.Cumhurbaşkanlığıhükümet sistemi ülkemize hayırlı olsun. Ülkemize ve milletimize iyilik, huzur ve barış getirsin.

 

 

Sn. Cumhurbaşkanının da yerinde deyimiyle, 200 yıllık sistem tartışmalarıbu referandum ile artıksona ermiş oldu. Milletimiz en doğru kararı vermiştir.Oranlar üzerinden tartışmak da bu saatten sonra kimseye fayda sağlamayacaktır.

 

En yüksek ‘Evet’ oyu veren ilk 10 ilden biri olan Bingöl, %73 evet ile ve Genç ilçemiz da%86 Evet ilefarklılığınıbir kez daha göstermiş oldu.Diğer yandan, doğu illeri ve Kürtler ve Zazalar, çok yüksek Evet oyları ilebatıdaki;özellikle de büyükşehirlerdekiHayır’akaymaları telafi etmiş oldular. Bunu not etmekte fayda var.

 

Her şeye rağmen, bu referandumun kazananıTürkiye’dir. Dolayısıyla da, artık, daha güçlü bir Türkiye için tekrar dayanışma, uzlaşı ve kaynaşmayısağlamanınzamanıdır. Gerilen ilişkileri, toplumsal dokuyu tekrar onarmanınzamanıdır.

 

Yeri gelmişken; ‘Evet’ oylarının oranınınçok sınırdagelmesinin temel nedeni olarak sistemin ‘TürkTipi’nedönüştürülmesi olduğu fikrimi yinelemek isterim.1 MHP’nin baskısı ve mecliste gerekli çoğunluğu sağalma arzusuylayapılan bu değişiklik, kanımca, yeni sistemde eksik noktalar bırakmıştır.

 

Yeni Türkiye

 

Dünya değişiyor... Tarihi dönüşümlere tanıklık ediyoruz. Global güç dengeleri yeni yüzyılda, yeniden Avrupa ve ABD’den; Asya, Ortadoğu ve Avrasya’ya kayıyor.  Bu yeni dönemde, Türkiye’nin konumu, biraz da, kendi içmeselelerini, iç çekişmelerini halledip; global bir oyuncu kapasitesi gösterip gösteremeyeceğine bağlı.

 

Daha uzun vadeli planlar yapabilen, stratejiler geliştiren; ekonomik gücü ve yumuşak gücü ile bölgede ve dünyada herhangi bir konuda görüşü merak edilen; stratejik ortaklık kurmak için fırsat kollanan bir ülke haline gelmek17 Nisan sonrası çok daha kolay...

 

Türkiye, geçmişte, iççekişmeler; kısa vadeli hükûmetler, iş takibi yapan siyasetçiler; hedeflere inanmadığı gibi,ülkesinin ilerlemesinin önüne her tür engeli çıkaran teknokratlar ve bürokrasisi iledış gelişmelere ve hatta yakın bölgesine Fransız bir politika güdüyordu.

 

Çin, Rusya, İngiltere ve hatta İran ve İsrail gibi oyuncuların yeni birer güçlü oyuncu olmak için teker teker şahlanmayabaşladığı bir dönemde; içistikrarınısağlamış, bölgesinde ve dünyada büyük oynayan bir Türkiye tercihten öte bir zorunluluktur.

 

Daha etkin ve güçlü bir yönetim ile; içeride ve dışarıda kendinden emin, güven veren yeniTürkiye; 16 Nisan sonrasıçok daha farklı bir profil çizecektir.

 

Belirsizliklerin arttığı bu yeni dönemde, ülke ekonomilerinin ekstra belirsizlik yaratması şüphesiz faydalarına olmayacaktır.  İstikrar ve güven ortamının oluşturulması, ekonomik büyüme ve uzun vadeli, vizyoner planlamalar için; güçlü ve istikrarlı bir yönetim ve yürütme erki olmazsa olmazdır.

 

Hazır olmalı...

 

200-300 yıllık bir aradan sonra, güç dengelerinde tekrar uzak ve yakın Asya ülkelerinin etkisi hissedilmeye başlandı. Muhtemeldir ki, önümüzdeki yüzyılda, geçmişte olduğu gibi, Çin ve Hindistan gibi iki kadim medeniyet ile birlikte Türkiye, İran ve hatta belki de Rusya gibi yeni oyuncular daha aktif ve etkili oyuncular olmaya başlayacaklar. Tüm bu ülkelerde, öngörülebilen temel özellik de güçlü merkezi yönetimleridir.

 

Türkiye’nin de bu yeni dönemde, Osmanlı’nınbirkaçyüzyılönce sahip olduğu etkinlik ve nüfuza sahip olmaya başlamasıçokdüşük bir ihtimal sayılmaz. Doğrusu, Huntington’dan, Bernard Lewis’e; Kaplan’dan Friedman’a, bir dizi batılı siyasi ve strateji bilimci bunu on yıllardır yaza-duruyordu. Birçoğu, Lewisörneğinde olduğu gibi, bunu bir tehlike olarak dile getirse de; yazılan kaderi değiştirmeyeinsanoğlunun gücünün yetmiyor.

 

Aynı konu bağlamında, uluslararasıkuruluşların ve denetim şirketlerininraporları da, batının kâbus senaryosunun gerçekleşme eğiliminin gittikçe arttığını gösteriyor. Örneğin, PWC’in bir değerlendirmesine göre; 2050’li yılların dünyasında, Türkiye: yıllık %5,8 büyüme ile dünyanın 4. büyük ekonomisi (Çin, Hindistan ve ABD’den sonra) olabilir.2

 

16 Nisan Referandumuöncesi, 4 haftalıkyazı dizisi ile yeni sistemin (daha çokda Başkanlık sisteminin) muhtemel ekonomik etkilerini anlatmaya çalıştım. Faydalıolmuşolmasını temenni ediyorum.

 

Bu vesile ile;referandum sonucunun, Türkiye’ye, huzur, barış, refah veesenlikler; daha istikrarlı, daha güçlü ve daha müreffeh yeni bir dönem getirmesini temenni ediyorum.

 

Saygılarımla,

 

Kaynak:

1 https://bagisb.wordpress.com/2017/04/10/baskanlik-sisteminin-ekonomisi-4/

2http://www.ntv.com.tr/galeri/ekonomi/2050nin-en-buyuk-ekonomileri,i5cyJZv2H0yjGisNrmrHBA/meXp11Cx7kqAYMjyisPBpg

 


Yazdır Paylaş
Adınız :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
Yazmış olduğunuz yorumlar küfür hakaret vb. içerik içermemelidir. Yorumlar yönetici onayından sonra yayınlanmaktadır.
Yapılan Yorumlar
Diğer Bilal BAĞIŞ Yazıları
Genç İlçemiz Önemli Telefon Rehberi

     Web sitemizdeki bütün materyalleri Gencin Sesi linkiyle kaynak
göstermek şartıyla kullanabilirsiniz. halı saha yapan firmalar
Web sitemiz Bingöl reklam kod ve tasarımına sahiptir. © 2007-2016