“GÖNÜLLÜ, GÖNÜLSÜZ GELİP KONUŞTUK”

Bingöl İYİ Parti birinci sıra milletvekili adayı Ataoğlu, 16 Nisan referandumumu nedeniyle Genç ilçesinde düzenlediği Evet mitingi ile alakalı olarak; Genç ilçesinde düzenlediğim Evet mitingin döneminde bir parti sorumluluğum vardı. İnsanların bir isteği vardı. Gönüllü gönülsüz gelip konuştuk dedi.
“GÖNÜLLÜ, GÖNÜLSÜZ GELİP KONUŞTUK” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve partisinin Bingöl milletvekili birinci sıra adayı Kazım Ataoğlu, Bingöl Online gazetesini ziyaret ederek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.


Yaklaşan 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri nedeniyle önemli açıklamalarda bulunan Ataoğlu, kentteki çalışmalarının iyi bir noktaya geldiğini söyledi.

 

Vatandaşların hükümet çalışmalarını dikkatlice takip etmediğini belirten Ataoğlu; “Yaptığımız çalışmalar il ve ilçelerdeki çalışmalar sempati ile karşılanıyor. Benim daha önce birkaç dönem parlamentoda bulunmam dolayısıyla tanınma sıkıntısı yaşamadım ve insanlar aday olmamı da olumlu karşıladılar. Konuştukça dinleyenlerimiz daha çok artıyor ve toplumun önemli bir kesimi bu görüşlerimize katılıyor. Vatandaşlarımız hükümeti dikkatlice takip etmiyor, olan bitenleri takip etmiyor. Gelişmeleri takip etmiyorlar. Hal böyle olunca da değişim, yenilik gibi etkenleri geç kabul ediyor veya geç fark ediyorlar ama siz gidip ulaşırsanız, dokunursanız o zaman olumlu tepki veriyorlar” dedi.

 

“Bingöl'de 1-1-1 olabilir”

 

Bingöl'de vekil tablosunun değişebileceğini öngördüğünün altını çizen Ataoğlu, iddialı olan partilerin birer vekil alabileceğini söyledi.

 

Yüzde 10'luk baraj dilimine de değinen Ataoğlu; “Toplumun her kesimiyle mecliste temsil edilmesinde fayda var. Dünyanın hiçbir yerinde yüzde 10'luk bir barak yoktur. Muhalefet olan bir parti yüzde 10 barajını çok görüyor ama iktidara geldiğinde onu kaldırmaktan vazgeçiyor. Buna ise istikrar diyor. Dolayısıyla bu durumun ortadan kalkması lazım. Çok seslilik dediğimiz bir meclisin olmasını istiyorsak, bu barajın ortadan kalkması lazım. Her ses, renk ve nefesin Türkiye'nin her tarafında bir karşılığı vardır. Demokrasilerde parlamento temsil makamıdır ve herkesin orada temsil yeri bulunması lazım. Toplum her kesiminin temsil edilmesinde her zaman fayda vardır. Bingöl'de geçmişte olduğu gibi üç milletvekili meclise gitmiştir, yine gitmesi lazım diyorum. Farklı partilerden. Türkiye'nin de Bingöl'ün buna ihtiyacı vardır” şeklinde konuştu.

 

“16 yıllık iktidar, burada işsizlik sorununu çözememiştir”

 

Bingöl'ün en büyük sorunlarından birinin işsizlik olduğunu belirten Ataoğlu, AK Parti hükümetinin 16 yılda Bingöl'deki işsizlik sorununu çözemediğini vurguladı.

 

Ataoğlu; “Bingöl'de eksik olan işsizliktir, eğitimdir bunları çözmezseniz gerekiyor ve bunlara yönelik yatırımlar, teşvikler yapmak lazım.  Bingöl'de işsizlik ile ilgili bir sorun varsa hükümet bunu çözememiş demektir. Bu hükümet 16 yıllık iktidarlık süresince, burada işsizlik sorununu çözememiştir. İstihdama dayalı bir fabrika, tesis yapılamamıştır. Vatandaşlarımız çalışabileceği bir alan oluşamamış demektir. 7 yıl bakanlık yapmış Bingöl milletvekilinin yapamadıklarını da söylemesi gerekmez mi? ‘Şunları yapamadık' demesi gerekmez mi? Örneğin, Bingöl Üniversitesi ile övünüyorlar. Peki, bu öğrenciler burada mezun olduğu zaman herhangi bir işe rahat bir şekilde girebiliyor mu? İstihdam sorununu rahat giderebiliyor mu? Bunları söylemeleri lazım. Normal işsizliğin dışında üniversiteyi bitirmiş işsizlik sorunu ile karşı karşıya kaldık.  Çağ atlattık bu ülkeye diyenler, üniversite öğrencilerine iş bulamadıktan sonra bunlarla övünmenin ne anlamı var. Bu milletin huzuruna şunları yaptık diye, göğüsleri gerip konuşamıyorlar” dedi.

 

“Eleştirileri AK Parti'nin içinde olduğum zamanda yaptım”

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ı geçtiğimiz günlerde eleştiren Ataoğlu, benzer eleştirileri partinin içinde olduğu zamanlarda da yaptığını söyledi.

 

Ataoğlu; “Bingöl'de Cevdet Yılmaz ile 2007'de kazandık ve 2009'da kendisi bakan oldu. Bir il de bir vekil bakan olduğu zaman otomatikman ileri çıkar diğer vekil ise gölgede kalır. Örneğin, bir kurumun genel müdürlüğüne çıkıp ilimde şöyle bir sorun var diyorsun, sana verdikleri cevap ise ‘Sayın bakanın bundan bilgisi var mı?' oluyor. Bana böyle söylemelerine hakları yok ama öyle işliyor. Aynı ilden bir vekil bakan olursa diğerleri geride kalıyor. Cevdet Bey bakan olduktan sonra işler onun üzerinden olmaya başladı. Öte yandan ben eleştirilere İYİ Parti'ye geçince yapmadım. Bu eleştirileri AK Parti şemsiyesi altında olduğum zamanlarda da yaptım. Yanlışlarımızı söyledim. Yoksa ayrıldım diye yapmadım, yapmıyorum” dedi.

 

“Yetkisini kenara koymuş”

 

Başbakan Binali Yıldırım'ın yetkilerini kullanmadığını belirten Ataoğlu; “İki güçlü başkanla yönetim olmaz. Başbakan Binali Yıldırım'ın yetkisi var ama kenarda duruyor. Onu kabullenmiş. Yetkisini kenara koymuş. Başkanlık diktatörlük demek değildir. Başkan bu ülkeyi keyfi olarak yönetemez. Biz eğer o başkanı yasalarla denetleyebiliyorsak onun adı başkanlık sistemidir. Denetlenebilirse eğer. Denetlenmezse ise bu sizi tek adamlık rejimine götürür. Parlamenter sistem bu milletin ruhuna daha uygun bir sistemdir. Ama başkanlık sisteminde milletvekili aradan çıktığı zaman kimi soracaksınız sıkıntılarınızı” diye konuştu.

 

“Gönüllü gönülsüz gelip konuştuk”

 

16 Nisan Başkanlık Sistemi referandumu nedeniyle Genç ilçesinde bir ‘Evet' mitingi düzenleyen Ataoğlu, mitingi neden yaptığı açıkladı.

 

Ataoğlu'nun açıklaması şu şekilde: “Ben bazı şeyleri gördükten sonra parlamenter sistemden yana olmayı tercih ettim. Genç ilçesinde düzenlediğim ‘Evet' mitingin döneminde bir parti sorumluluğum vardı. İnsanların bir isteği vardı. Gönüllü gönülsüz gelip konuştuk. O mitinge bile ne gibi sıkıntılar çıkardılar bana Allah bilir. Denetlenebilir olmayan başkanlık sistemine karşıyım diyorum.”


http://www.gencinsesi.com adresinden 24 Eylül 2018, 04:38 tarihinde yazdırılmıştır.