2. Uluslararası Zaza Dili Sempozyumu başladı | Gencin Sesi Gazetesi - Bingöl Haber - Genç HaberGencin Sesi Gazetesi – Bingöl Haber – Genç Haber

8 Mart 2021 - 11:41

2. Uluslararası Zaza Dili Sempozyumu başladı

Bingöl Üniversitesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Zaza Tarihi ve Kültürü Sempozyumu başladı. İki gün sürecek sempozyumda 50 sunum yapılacak. Bingöl Üniversitesi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Zaza Tarihi ve Kültür Sempozyumu, Cuma günü sabah saat 09.00’da rektörlük konferans salonunda başladı.

2. Uluslararası Zaza Dili Sempozyumu başladı
Son Güncelleme :

05 Mayıs 2012 - 9:36

67 views

54 katılımcının 50 tebliğ ile katıldığı sempozyuma izleyici olarak Vali Mustafa Hakan Güvençer, Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş ve çok sayıda davetli katıldı.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Gıyasettin Baydaş, Türkiye’de farklı din, dil ve kültüre sahip toplulukların barındığını belirterek, “Bu kadar farklılıkları bir arada yaşayan ve yaşatan ülkemizde insanların kendilerini ifade etmeleri önünde engel koymanın hiçbir yararı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır” dedi.

“FARKLILIKLAR TARİH BOYUNCA DÜŞMANLIK KAYNAĞI OLDU”

Din, dil, ırk, renk gibi farklılıkların tarih boyunca genelde düşmanlık kaynağı olarak ortaya çıktığını belirten Rektör Baydaş, “Ancak, bu topraklarda Malazgirt’ten buyana farklı dinler, diller, etnik grup ve kültüre sahip insanlar birlikte yaşama başarısını göstermişlerdir. Bu farklılıklar ise ülkemizin zenginlikleri olarak algılanmış ve bu da insanlarımızın engin hoş görüsünün bir başarısı olarak tarihe geçmiştir” diye konuştu.

“DEVLETİN UYGULADIĞI YANLIŞ POLİTİKALAR, İSTENMEYEN ÖZELLİKLER HALİNE GETİRİLMEYE ÇALIŞILDI”

Rektör Baydaş, şöyle devam etti: “Maalesef Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ve Cumhuriyet döneminde devletin uyguladığı bazı yanlış politikalar ve dış güçlerin kışkırtmaları sonucu zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız istenmeyen özellikler haline getirilmeye çalışıldı. Bu nevi yanlışlıklar devlet ile toplumu birbirinin rakibi olma yolunda yanlış bir algıya götürmeye başladı. Irk, dil, din, mezhep ve benzeri farklılıkların bir zenginlik kaynağı olarak görülebilmesi ve barış sürecine katkı sağlayabilmesi, bu farklılıkların mahiyet ve konumunun sağlıklı ve gerçekçi olmasına bağlıdır. Özetle, menkıbeler ve şoven duygulardan uzak, gerçekçi bir tarih, sosyoloji ve felsefe müfredatı benimsenmelidir. Bu gerçek tarihte herkes veya her kesim kendisini bulmalı, bu sosyolojik ve felsefi değerde kendisine uygun bir tanımlama görmelidir. Devletin zaman zaman topluma dayatmaya çalıştığı yanlışlıkların, uygun ortam oluştuğunda yine aynı toplum tarafından derhal ortadan kaldırılması devletin tek tip insan oluşturma projesinin millet tarafından kabul görmediğini ispatlamaktadır. Ezanın Türkçe okutulması buna en iyi örneği teşkil etmektedir.

—FARKLILIKLARIMIZI ANALİZ ETMEKTEN KORKMAMALIYIZ-

Tarihi iyi bilenler Anadolu kadar zengin etnik yapıyı barındıran bir başka bölge olmadığını takdir etmektedirler. Anadolu’ya Orta Asya’dan Türk kaynaklarına göre gelenler en fazla 1 milyon kişi. Oysa o dönemde Anadolu’da yaşayan Hıristiyan nüfusu en az 5 milyon olduğu kaydedilmektedir. Bu veriler Hıristiyan kaynaklarında daha farklı gösterilmiştir.

Bir soykırım yaşanmadı ve bu insanlar başka ülkelere göç etmedi. Yani Anadolu bir etnik alaşım, bir harman haline geldi ve bunu benimsedi. Zaten Horasan Erenlerinin Müslüman yaptıkları insanlar da bunlardı. Bu kadar farklılıkları bir arada yaşayan ve yaşatan ülkemizde insanların kendilerini ifade etmeleri önünde engel koymanın hiçbir yararı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Öyleyse, üniversiteler olarak bizler, tarihi süreçte birçok toplulukta düşmanlık sebebi, ancak bizim tarihimizde zenginlik olarak kabul edilen farklılıklarımızı akademik ortamda bilimsel olarak analiz etmeli ve bundan asla korkmamalıyız. Bu konuda da kendimize güvenmeli ve dinamiklerimizi olumlu olarak kullanmakla bunu başaracağımıza inanmalıyız.”

3. ALEVİ KONFERANSI DÜZENLENECEK

Bu yıl düzenleyecekleri sempozyumlarla ilgili bilgi veren Rektör Baydaş, şunları söyledi: “Bingöl Üniversitesi olarak, ilimizdeki Alevi toplumunun değerlerini halkımızla paylaşmak için bu yıl üçüncü Alevi Konferansı’nı yine o toplumun kanaat önderleriyle 15 Mayıs’ta yapacağız.
Alevi toplumunu asla öteki olarak görmedik ve onları kendilerini tarif ettikleri şekliyle de kabul ediyoruz. Bu nedenle üniversitemizin organizasyonlarıyla Aleviliğin gelişim sürecini ve inanç değerlerini, Alevi kanaat önderleri vasıtasıyla Bingöl halkına ulaştırmaya çalışıyoruz.

—ZAZACA’NIN YAŞATILMASINA KATKI SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ-

Yine, Bu ülkenin asli unsurlarından olan Zazaların dil, tarih ve kültürlerini araştırmak ve akademik ortamda tartışmaya açmak için ikinci sempozyumumuzu yapmak üzere toplanmış durumdayız. Zazaca’nın yok olma tehlikesinde olduğu idrakiyle Zaza dili ve kültürü araştırma ve uygulama merkezini kurduk.

Yaşayan Diller Enstitüsü kurarak zaza dili ve kültürü anabilim dalında yüksek lisansa başladık ve bu dönem 10 öğrenci aldık.

Zazaca alanında çok yönlü araştırmalar başlattık. Yazılı ve sözlü zaza edebiyatı konusunda ciddi araştırmalar yapıyoruz. Tüm bu çalışmalarımız ülkemizde 3. en çok konuşulan dil olan Zazaca’nın yaşatılmasına katkı sağlamak ve bu dili konuşanların tarih ve kültürlerini araştırıp gün yüzüne çıkartmak içindir.

—İLAHİYAT VE MEDRESE KAVŞAĞINDA İSLAMİ İLİMLER SEMPOZYUMU DÜZENLEYECEĞİZ-

Doğu ve Güneydoğuda geleneksel olarak İslam dini eğitimini veren medreseler hakkında gerçekçi bilgi edinmek için Haziran ayı sonunda “İlahiyat ve Medrese Kavşağında İslami İlimler” adlı bir sempozyum düzenleyeceğiz. Böylece bölgemizde önemli bir ağırlığı olan ancak son dönemlerde ciddi sıkıntılarla boğuşan medreselerin eğitim üstünlükleri, yetersizlikleri, eksiklikleri, sorunları ve bölgesel alanda etkili olmalarının nedenleri tartışmaya açılacaktır.

—KÜRT MESELESİ YETERİNCE ANALİZ EDİLMİYOR-

Ülkemizin son yıllarda kalkınması ve gelişmesi önündeki en büyük engellerden biri olan terör sorununun çözüme kavuşması önündeki en büyük handikap olan Kürt meselesinin yeterli analiz edilmemesinden kaynaklandığına inanıyoruz. Bu konunun akademik çevrelerde yeterli düzeyde cesaretle üzerine gidilmemesi ve tartışılmaması bir eksikliktir.
Bu amaçla Bingöl Üniversitesi olarak, önümüzdeki Eylül ayında Kürt meselesi ve çözüm önerileri konusunda bir sempozyum düzenleyeceğiz. Malum olduğu üzere bu nazik konunun siyaseten tartışılmasında hep taraflı davranılmıştır. Ancak akademik olarak sansürsüz bir şekilde bu konunun gündeme getirilip tartışılmasını sağlayarak çözüm önerisini geliştirme yönünde önemli adımların atılmasına ev sahipliği yapmayı planlıyoruz.

Ülkemizde konuşulması veya tartışılması kimi çevrelerce mahzurlu görünen yukarıdaki konularda tamamen bilimsel tartışma platformları oluşturarak analizler yapmak ve çözüm önerileri geliştirme sürecinde Bingöl Üniversitesi’nin ev sahipliği yapması bizleri mutlu etmektedir. Bu günkü sempozyumumuzda da sizlerin özenle hazırladığı bildirilerin, Zaza tarihi, kültürü ve dili hakkında çok önemli katkılar sağlayacağı kuşkusuzdur.”

ATALAY, KONUŞMASINI ZAZACA YAPTI

Sempozyumda tebliğ sunumlarından önce konuşan Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay ise, konuşmasını Zazaca yaptı.

Bundan bir süre önce insanların ‘Biz Zazayız’ diyemediğini ve Zazaca konuşamadığını ifade eden Atalay, ‘Şimdi dedelerimiz, babalarımız burada olsa burası dünya mı ahret mi’ der. Bu konuda çok işler başarıldı, ancak bitmedi” diye konuştu.

Ortak dilin Türkçe olduğunu ancak kiminin dilinin Zazaca, kiminin Kurmanci olduğunu belirten Atalay, “Bu kötü bir şey değil, kıymetini bilirsek iyi bir şeydir” dedi.

Atalay’ın Zazaca yaptığı konuşmayı, Rektör Gıyasettin Baydaş, Vali Mustafa Hakan Güvençer’e tercüme etti.

SEMPOZYUM İKİ GÜN SÜRECEK

Belediye Başkanı Serdar Atalay’ın konuşmasının ardından tebliğ sunumlarına geçildi. Tebliğlerin sunumuna, Dr. Eberhard Werner’in ‘Zaza Halkının Dini inançları Üzerine Düşünceler’ başlıklı konusu ile başlandı. Prof. Dr. Abdulaziz Beki’nin otutum başkanlığını yürüttüğü birinci oturumda, Ali Dehkan ve Cevad Sadıqi ‘Zazaların Ana Yurtları ve Kökeni’ hakkında sunum yaptı.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Gencin Sesi TV

Genç Berat Rezidans