Baluken, özel güvenlikçileri unutmadı « GencinSesi Gazetesi – Bingöl Genç Haberleri – Genç Haber

22 Ekim 2020 - 20:42

Baluken, özel güvenlikçileri unutmadı

Çoğu özel güvenlik görevlisinin günde on üç-on dört saat şeklinde çalışarak asgari ücretle hayatını idame ettirmeye çalıştığını belirten Baluken, özel güvenlikçilerin özlük haklarından mahrum olduğunu söyledi.

Baluken, özel güvenlikçileri unutmadı
Son Güncelleme :

01 Nisan 2012 - 14:15

30 views

TBMM Genel Kurulunda konuşan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Türkiye’de 200 binin üzerinde özel güvenlik görevlisinin olduğunu, özel güvenlik şirketlerinde çalışanların rakamının 134 ülkenin ordu mensuplarını aşacak bir rakama ulaştığını belirtti.

Böylesi önemli bir rakama ulaşan bir çalışan sektörüyle ilgili hâlen bir düzenlemenin olmamasının, çalışma koşullarıyla ilgili ve özlük haklarıyla ilgili bir çerçevenin oluşturulamamış olmasının çok önemli mağduriyetleri yaratığına dikkat çeken Baluken, AKP’nin sürdürmüş olduğu neo liberal ekonomik politikaların genel olarak sermaye emek ilişkisinde sermayeden yana ve emek sömürüsünü önceleyen birtakım uygulamaları getirdiğini kaydetti. Özellikle taşeronlaştırma, güvencesiz çalıştırma, esnek çalışma ve sendikasızlaştırmaya yönelik uygulamaların özel güvenlik sektörüyle ilgili de aynı şekilde sürdürüldüğünü ifade eden Baluken şöyle konuştu: “Şimdi, bu özel güvenlik şirketlerinde çalışan güvenlik elemanlarının çalışma koşullarına baktığımız zaman, hiçbir yasal çerçevenin, hiçbir hukuki prosedürün olmadığını, tamamen taşeron firmanın kâr üzerine kurulu inisiyatifine bırakıldığını görüyoruz. Çoğu şirkette, 10 kişinin yapacağı işi 5 işçi üzerinden yaptırarak, bir şekilde çalışanların 2 kat daha fazla çalışmasını esas alan birtakım uygulamalar var. Çoğu güvenlik görevlisi, özel güvenlik görevlisi günde on üç-on dört saat şeklinde çalışarak asgari ücretle hayatını idame ettirmeye çalışmakta. Şimdi, aslında, bu özel güvenlik görevlileriyle ilgili yapılan bir yasa var, 5188 sayılı Yasa. Ancak bu Yasa'da gerek çalışma süreleri gerek çalışma ücretleri gerek özlük hakları ve gerekse sağlıkla ilgili haklar açısından önemli hiçbir düzenlemenin olmadığını görüyoruz. Bu güvenlik görevlisi arkadaşlarımızın çoğunun yaşamış olduğu problemlerden dolayı, özellikle çok ciddi psikososyal rahatsızlıklarla karşı karşıya olduğunu, kronik yorgunluk sendromu gibi rahatsızlıklarla sıkça karşılaştıklarını, çalışma koşullarından ve kullanmış oldukları teknik cihazlardan kaynaklı, sürekli radyasyona maruz kalma ve açık havadaki elverişsiz koşullara da maruz kalmanın getirdiği organik birtakım hastalıklarla sürekli maruziyet içerisinde bulunmanın söz konusu olduğunu buradan belirtebiliriz. Bu arkadaşlarımızın bize özellikle söylemiş olduğu hususları, dört beş yıldır sürekli olarak gündemleştirmek istedikleri, bu çalışma koşullarının düzeltilmesi, asgari ücretin en az 2 katı şeklinde bir düzenlemenin yapılması, sağlık hakkıyla ilgili diğer güvenlik güçlerine tanınan hakların bir şekilde bu arkadaşlara, bu çalışan emekçilere tanınması yönündeki taleplerini buradan Genel Kurulla ben paylaşmak istiyorum” dedi.


Çoğu yerde sertifikası olmayan, kimliği olmayan personelin, bir kıyafet giydirilerek özel güvenlik elemanı şeklinde çalıştırıldığını dile getiren Baluken, toplumun ve halkın güvenliğiyle ilgili bir hususta eğitim veren kurumların genellikle emekli asker ve polisler üzerinden tekçi bir yaklaşımla, halkı bir şekilde tek bir bakış açısıyla gören bir yaklaşımla bugüne kadar kendi meslek hayatını icra etmiş birtakım merkezlere devredilmesini doğru bulmadıklarını vurguladı. Bu eğitim merkezleriyle ilgili psikolojik, sosyolojik birtakım rehabilitasyon programlarının olması gerektiğine dikkat çeken Baluken, “ Özel güvenlik elemanlarının toplum içerisine girerken mutlaka bu bahsetmiş olduğumuz eğitim programlarıyla ilgili önemli bir müfredatı almaları gerektiğinin önemini buradan belirtmek istiyorum. Bugün bu sektörde çalışan arkadaşlarımızın, emekçilerin çoğu aslında yeri geldiğinde, görevli olan, 657'ye tabi olan polis ve askerlerden bile daha fazla mesai harcıyorlar. Ancak, özlük haklarına geldiğimiz zaman, işten çıkarılma, iş güvencesiyle ilgili düzenlemelerden tutalım da olası bir zarar karşısında, olası bir darp karşısında veya hayatı tehdit edecek bir müdahale karşısında tazminat hakkının yokluğuna kadar çok geniş yelpazede özetleyebileceğimiz bir mağduriyet silsilesiyle karşı karşıyalar. Bu nedenle, özellikle bu sektörde çalışan emekçilerin gerek çalışma süreleriyle ilgili gerek çalışma ücretleriyle ilgili gerek mesleki maruziyet sırasında ortaya çıkabilecek birtakım hasarların tazminatlarıyla ilgili birtakım düzenlemelerin yapılması artık bir zorunluluk hâline gelmiştir” diye konuştu.


Örgütlenme özgürlüğü anlamında söz konusu emekçilerin sendikal örgütlenme hakkının mutlaka tanınması gerektiğini söyleyen Baluken, bütün sistemin taşeron firmalarının, ihaleyi alan firmaların kâr sistemi üzerinden gitmesinin bir şekilde artık düzenlemesi zorunlu bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.“Özel güvenlikçilerin kıyafet teminiyle ilgili uygulamalarından tutalım da hayatın pek çok alanında yaşamış oldukları ciddi rahatsızlıkların psikososyal boyutuyla topluma yansıdığı, halka yansıdığı pek çok tabloyla sürekli karşı karşıya kalıyoruz.”diyen Baluken konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “ Bu nedenle özellikle insan onuruna yaraşır bir ücret, çalışma saatlerinin sekiz saati geçmeyecek şekilde düzenlenmesi, vardiya sisteminin uygulamalarının taşeron firmanın insafına bırakılmaması ve eğitim süreçleriyle ilgili genel, toplumun sosyolojik dokusuna hâkim olan rehabilitasyon programlarını içerecek şekilde bir müfredatla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konudaki mağduriyetin özellikle ailelerle birlikte düşündüğümüzde milyonlarca insanı ilgilendirdiğini buradan belirtmek istiyorum. Bu nedenle bu araştırma önergesinin dikkate alınması ve bu mağduriyetlerin düzeltilmesine yönelik Meclisin ve milletvekili arkadaşlarımızın duyarlılık göstermesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.