Barış hepimizin özlemi, halkın isteğidir | Gencin Sesi Gazetesi - Bingöl Genç Haberleri - Genç HaberGencin Sesi Gazetesi – Bingöl Genç Haberleri – Genç Haber

29 Kasım 2020 - 11:05

Barış hepimizin özlemi, halkın isteğidir

Çözüm süreci ile ilgili TBMM’de bir konuşma yapan Ak Parti Bingöl Milletvekili Prof. Dr. Eşref Taş: “Barış hepimizin özlemi, halkın isteğidir” dedi

Barış hepimizin özlemi, halkın isteğidir
Son Güncelleme :

09 Temmuz 2014 - 21:15

32 views

Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Pekiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı`nın görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu`nda söz alan Ak Parti Bingöl Milletvekili Prof. Dr. Eşref Taş, çözüm Sürecinin yasal çerçevesini belirleyecek tasarı üzerinde süren tartışmalarda görüşlerini ortaya koyan bütün milletvekillerinin barışı istemelerinin memnuniyet verici olduğunu söyledi. Barışın artık herkesin ortak paydası olduğuna vurgu yapan Milletvekili Taş: “Buradan görüşlerini ifade eden bütün arkadaşlarım Barış istediler. Barış artık hepimizin ortak paydasıdır. İtirazlar daha çok yöntem konusunda yoğunlaşıyor. Aslolan barış ise gerisi hakikaten teferruattır. Barış hepimizin özlemi, halkın isteğidir. Halkımız barış konusunda yeni bir irade ortaya koydu. Eğer bu irade olmasaydı, eğer barışı halk istemiş olmasaydı şimdi geldiğimiz noktaya gelmek mümkün olmayabilirdi. O irade ya devlet ya PKK dayatmasını yırtıp attı. 90’lı yıllardaki ürkek girişimlerin kadük kalmasına sebep halkın desteğinin güçlü bir şekilde ifade edilememesiydi. Keşke barış isteyenleri koruyabilseydik. Çünkü barışı yapanları korumak, barışı korumaktır.

 

 

Bu barış bize 50 bin cana mal oldu. Dağda ölen de bizim insanımızdı bağda ölen de. Akan kan, bizim kanımızdı. Giden can, bizim canımızdı. Dökülen gözyaşı, bizim gözlerimizden gelmişti. Acı bizim acımızdı ama akıl bizim aklımız değildi. Aklımız milli değildi. Çanakkale’de omuz omuza vatanı koruyan, şehit düşüp koyun koyuna yatan dedelerin torunlarının birbirlerine silah çekmelerini, birbirlerine kıymalarını başka türlü nasıl açıklarız? Bu ülkenin her bir santiminde herkesin emeği ve hakkı var.

Kardeşin kardeşe düşman edildiği dönemi artık kapatıyoruz. İdeolojiler gözleri kör ediyor, akıllara pranga vuruyor. Kendi vatandaşından şüphe eden, potansiyel düşman olarak gören bir devlet anlayışının bizi nereye götürdüğü açıktır. Laiklik adına din önderlerine reva görülenler, Dersim Katliamı, 33 erimizin şehit edilmesi ve benzeri olaylar bugün hala yüreğimizi sızlatmaktadır. Gözlerimizi yumarak, kulaklarımızı kapatarak bu olayları hiç olmamış sayanların bile vicdanları bir gün gelir isyan eder. Vatandaşlarının diline, dinine, kültürüne, yaşayışına, değerlerine hatta isimlerine bile saygı göstermeyen devlet anlayışını bu çağda savunanların aklına şaşarım.

Bu bir al-ver süreci değildir. Bir ülkenin insani haklar ve temeller üzerinde yeniden inşaa sürecidir. Taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalarda, insan hakları ile ilgili temel metinlerde ve modern hukuk söyleminde ne kadar insan hakkı varsa, hepsini benim insanımın hakkı olarak düzenleyecek, garanti altına alacak bir yaklaşım dün romantikti ama bugün reel gerçekliktir. İktidarımız da bu sürecin inşası için sizden yetki istiyor. Adaletle, hak esas alınarak yönetmek toplumsal barışın ön şartıdır. Atalarımız bunu yaptı ve 600 yıl süren bir uygarlık yarattılar.

100 yıl önce Osmanlıyı parçalayan süreç, 100 yıl sonra bugün Osmanlının değerlere saygılı devlet anlayışını zorunlu ve gerekli kılıyor. Hiç kimse bunu engelleyemez. Bizler başarmak zorundayız.

Kendi içinde barışı kuramayan ülkelerin ne bölgede ne dünyada bir ağırlığı olamaz. İslam dünyasındaki özelliklede Ortadoğu’daki istikrarsızlıkların ülkemize bulaşmasının önündeki en büyük engel birlik ve beraberliğimizdir. Her türlü provokasyona, siyasal ve ekonomik istikrarsızlığa karşı dikkatli olmalıyız. Kimse, kimseyi silah zoruyla da olsa bir arada tutamadığı gibi ülkemizi de parçalayamaz. Bizi bir arada tutan şey Türkiye’nin geleceğine olan güvenimiz, birlikte başarma arzumuz, tarihimiz, dinimiz, ortak kültürel değerlerimiz ve bin yıldan buyana gelen kardeşlik hukukumuzdur.

İki yıldır barış ve sükunun gölgesinde huzur içinde yaşıyoruz. Barışın faydalarını ve nimetlerini görmeye başladık. Çok şükür Provokasyonlar bizi yolumuzdan  döndüremedi ve döndüremeyecek de. Bu kararlılık içinde Hiç bir Siyasi kaygı duymadan “Baldıran Zehiri de olsa içeriz” anlayışıyla yola çıkan Barış Projesinin Mimarı Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Başbakan Yardımcımız Sayın Beşir Atalay’a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum” dedi


YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.