Bingöl genç haberleri google
Bingöl genç haberleri google
DOLAR 18,4377 % -0.09
EURO 17,6855 % -0.06
GRAM ALTIN 965,37 % -0,06
ÇEYREK A. 1.578,38 % -0,06
BITCOIN 355.199 -0.197
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava 14°
Google News

BÜTÜNLEŞMEK VE BİRLEŞMEK

Doğunun ve batının Türkün, Kürdün, Zazanın, Ara’ın, Çerkez’in ve bütün insanlığın rabbi olan yüce Allahın kullarıyız. Hepimiz âdemdeniz âdem ise topraktandır. Dillerimiz ve renklerimizin farklı olması Allahın ayetlerindendir.

Son Güncelleme :

25 Mart 2013 - 13:32

/ 75 views kez okundu.
BÜTÜNLEŞMEK VE BİRLEŞMEK
Hiçbirimiz kendi anne ve babamızı, Irkımızı, doğduğumuz toprakları seçme hakkına sahip değiliz. Bu bir suç değildir. Faklılıklarımız bir ayrıştırma değil, bir bütünleştirme olmalıdır.
                 Son günlerde ülkede yaşanan toplumsal barışın, geniş kitleler tarafından desteklenmesi insanlarımızın barışa olan özlemini göstermesi açısından son derece önemlidir.
                 Bu sürece karşı çıkanların eleştirileri toplum tarafından bir karşılı bulmadığı gibi süreci baltalamaya yönelik adımlar olarak görülmüştür. Özellikle CHP ve MHP liderlerinin üslupları, kışkırtıcı ve şovenist bir yaklaşım sergilemiştir.
                On yıllarca içinde boğuştuğu, on binlerce evladını yitirdiği, milyarlarca dolar harcandığı çözüm aşamasına gelmiş olmasını hazmedemeyenler, ülkenin elden gittiğini Kemalist ve ırkçı bir yaklaşımla, devletin bütünlüğünden taviz verildiği gibi psikolojik harekât başlattılar.
                Muhalefet, AK Parti ile siyasi bir mücadele içerisine girmekten korktuğu için, barış sürecini baltalamaya ve adeta örgüt neden silahları bırakıyor tavrını sergilemektedir. Öcalan çocuklarımız ölmesin noktasına gelirken, bazıları hala ölümleri istemesi anlamak mümkün değildir.
              Akan bunca kana rağmen Türklerin ve Kürtlerin hala birbirlerine düşman olmaması barış sürecinin işlemesi açısından önemli bir noktadır.
               Başbakanın, siyasi hayatının en büyük riskini alarak, çözümün neye mal olursa olsun başarıya ulaşmasını istemesi ve buna yönelik adımlar atması, barışın çok yakın zamanda geleceğini gösteriyor. Silahların sustuğu, akan kanın durduğu ve toplumsal barışın sağlandığı bir ülke dünyanın merkezine oturmaya adaydır.
            Son yılların en özlenen Newroz tablosunu yaşadık. Toplumsal barışın sağlanmasına yönelik atılan adımlardan sonra gözler Newroza ve oradan çıkacak açıklamalara kilitlendi.
            Geçmiş yılarda kutlanan nevrozlarda kimsenin tasvip etmediği ve büyük eleştiriler aldığı, program sonrasında yaşanan gerginliklerden dolayı toplumun endişelerinin arttığı günlerden eser kalmayan bir program yaşandı.
              Newroz kutlamalarının sağduyu içinde geçmesi, okunan mesajların ve konuşmacıların dili, yıllardır özlemini çektiğimiz üslupla söylenmiş olması, barışa duyulan özlem olarak görülürken, savaşın artık bir sonuç getirmediği yaklaşımı sergilemesi açısından önemlidir.
            Öcalan’ın mesajları okunurken, ülkenin büyük bir ekseriyetinin altına imza atacağı bir metin olarak görüldü. Öcalan’ın kullandığı dil, BDP’nin kullandığı dilden çok daha ileri ve çok daha uzlaşmacı bir dil olarak görülmelidir.
           Bizi bölmek isteyenlere karşı bütünleşeceğiz, Ayrıştırmak isteyenlere karşı inatla birleşeceğiz, sözleri, Kürtlerin büyük bir çoğunluğun ülkeden ayrılmak istememesinin etkisi olarak görülmelidir. Kürtler hafızalarında ayrılmayı düşünmemesinden dolaysı ülke bölünmemiştir.
           Din faktörünün Kürtler açısından ne kadar önemli olduğu, Kürtlerin Müslümanlıktan vazgeçmemesi, hayatlarının birçok alanında dinin egemen olmasını görmeleri, Dinin ülkenin çimentosu olduğu, kardeşlik hukuku zedelenmiş olsa bile, bizleri bir birimize güçlü bağlarla bağlayan dinsel öğelerin olduğunun görülmesi ve bunu açıkça deklare etmesi geline nokta açısından önemlidir. Bu aynı zamanda Kürtleri İslamsızlaştırma politikasının bir iflası olarak görülmelidir.
       Süreci baltalamaya yönelik girişimler için hazırlıklı olmalıyız. Süreci provoke etmek isteyen yapılar olabilir. Bu bizi barış ve çözüm yolundan geri bırakmamalı ve inatla barışı isteyenleri kamçılamalı ve süreci hızlandırmalıdır.
Türkün gururunu, Kürdün onurunu incitmeyecek bir helalleşme dönemindeyiz.
Artık yeni bir süreç başlıyor.
Yaşanabilir bir ülke, Yeniden büyük Türkiye, Yeni bir Dünya kuruluyor. Tarih buna şahitlik edecek.