Gazeteci Değişgeç İdareye dokundu siyasileri göreve çağırdı « GencinSesi Gazetesi – Bingöl Genç Haberleri – Genç Haber

23 Ekim 2020 - 00:19

Gazeteci Değişgeç İdareye dokundu siyasileri göreve çağırdı

Gazeteci Hakim Değişgeç, Genç İlçesi’nde özellikle kamu alanında cereyan eden olumsuz tabloyu ve tarafına aktarılan sıkıntıları Gencinsesi’nde köşesinde değerlendirdi.

Gazeteci Değişgeç İdareye dokundu siyasileri göreve çağırdı
Son Güncelleme :

19 Mart 2012 - 10:01

63 views

 İdareciliğin zorluğ una dikkat çeken ve herkesin idareci olamayacağına işaret eden Değişgeç, kamuda idarecilik görevini ifade edenlere “İdareci olmak; Mütevazı bir yaklaşımla idaresi altındaki kimselerin güvenini kazanmayı, kibirden uzak, hoşgörü duygusunu yayarak çalışma performanslarını arttırmayı gerektirir” önerisinde bulunurken, ilçenin idaresiyle ilgili ‘idaresizlik’ sorunu için de iğneli sözler sarf etti.

Değişgeç, mevcut idarecilik anlayışının ilçeye zarar verdiğinin da altını çizip siyasilere çağrıda bulundu.

İşte Değişgeç’in o yazısı ve ince mesajları…

İdareci yoksunluğumuz!

Hep hayalini kurarız Genç ilçemizle ilgili. “Sosyal ve ekonomik alanda gelişmiş, işsizlik sorunu giderilmiş, feodal yapıdan uzak bir şekilde halkın tümüyle kaynaştığı bir merkez haline dönüşmüş örnek bir yerleşim merkezi….vs.” Temenniler, yada hayaller zincirinin halkaları böyle sıralanır gider.

Bu hayallerin gerçekleşmesi belki imkânsız değildir ama idare etmekle yükümlü olup da idarecilik vasfının ağırlığı altında ezilenlerin varlığı umutlarımı ertelemek için yeterli bir sebeptir.

İdareci olmak; sahip olunan makamın yetkileriyle böbürlenmeyi ya da tek başlılık bir yönetim anlayışını gerektirmez. Mütevazı bir yaklaşımla idaresi altındaki kimselerin güvenini kazanmayı, kibirden uzak, hoşgörü duygusunu yayarak çalışma performanslarını arttırmayı gerektirir. Olması gereken budur.

* * * *
Toplumda bunu için güzel örnekler de vardı. “Bir kişi sizden şikâyetçiyse es geçebilirsiniz ama on kişi şikâyetçiyse durup düşünmelisiniz. Velev ki yüz kişi sizden şikâyetçiyse o zaman sorun sizden kaynaklanıyordur. Yapmanız gereken, kendinizi sorgulamak, yanlışınızı tez zamanda düzelmektir.” Bu da olgunluk gerektirir.

Tabi bunu yapamayanlar da vardır. Küçük şeyler mutlu olan, yapılan en basit iş için dahi sadece kendisinin takdir edilmesini bekleyen, adının ya da makamının zikredilmesinden hoşnut olan, ‘bu dağları ben yarattım’ edasında olanları da görüyoruz bu şirin ama üzeri giderek kara bulutlarla kaplanan ilçede!

Makamının gücünü kişiliğinin önünde görüp idaresindeki çalışanlar üzerinde korku politikası uygulayan, icra edilen bir faaliyette adı zikredilmediğinde çılgına dönen, kurumsal çalışmaları kendisine mal etme arzusu giderek kabaran, tüm bunları yaparken çalışanların çalışma şevkini kıran bir idareci görmek istiyorsanız şayet, Genç en iyi adrestir. Ve tüm bunların yapılmasındaki sebep ‘kendisine biat etmeyen gazetecilerin varlığı’ ise…

Genç’in içinde bulunduğu durumu ‘rezalet’ olarak yorumlamak haksızlık olmaz. Genç’in yol, kaldırım, köprü vs. hizmetler kadar ilgiye, sevgiye, hoşgörüye, adil bir yönetim anlayışına ihtiyacı vardır.

Vali İrfan Balkanlıoğlu çok güzel ifade ederdi: “Makamlar kalıcı, bizler gidiciyiz. Devlette süreklilik esastır. Bu makamlar halkındır, bizler de halk için varız. Halkımız, makamına dilediği gibi gelebilir”

Genç’te ise makamın da kendisinin de kalıcı olduğunu düşünen, ‘hiç de sevmesinler, nasıl olsa gideceğim’ mantığıyla idarecilik yapmaya çalışanlar var. Bu yüzden makamın kapıları asla açık görülmez. Hatta Öğretmenevine gidip oyun oynamak ile halkla iç içe olmak dahi karıştırılır çoğu zaman.

Hatip amcanın ya da Ali başkanın verdiği “10’a puan” idareciyi mutlu etmemeli, idareci de mutluluğu 10’ar puanda aramamalıdır.

Bir büyüğümün sohbet esnasında aktardığı önemli bir paragraf vardı; “Kimileri, bulundukları makamlara gösterilen saygının yoğunluğu karşısında zaman zaman sapmalar gösterebilir, bu saygının tümüyle kendi şahsına gösterildiğini zannedebilir. İşte o kimseler, bir süre sonra dik başlılık gösterir, tek akıllının kendisi olduğunu düşünür. Oysa akıllı insan, sadece kendi akılını değil, başkalarının da aklını kullanabilendir.”

Ve yine bir fabrikanın yönetici değişimiyle ilgili hikâyesinin son paragrafında şu sözler yer alır: “İdarecilik güç bir sanattır. Öyle bir sanat ki, eseri gözle görülmez ve ölçülmesi de ancak mukayeselerle ve senelerin tecrübeleriyle biraz mümkün olabilir. Büyük liderler gibi onları da, o müessesenin bitaraf bir tarihçisi kıymetlendirebilir. Onun için günlük takdir bekleyenlerden bu sanatın sanatçısı çıkmaz.”

Genç’te bu sanatın sanatçısı çıkmıyor maalesef.

VE SİYASİ İRADE!

Kendi egolarını tatmin etmekte ısrar eden, halkı, seçilmişleri ve kamu emekçilerini yok sayan, yönetmenin sadece matematiksek hesaplara dayandığını düşünen bir anlayışın ilçeye verdiği zararın farkında olmaya davet ediyoruz sizleri. Unutmayın ki, yaşanan her gün, cereyan eden her olumsuzluğun faturası sizlere kesilecektir bu topraklarda.

Bu yüzden, kısa sürede gerekenin yapılmasını öneriyoruz.

Ne demiş atalarımız; “Zararın neresinden dönersen kârdır”

En kısa vadede kârlı çıkmanız ümidiyle…

Hoş ve esen kalın!

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.