Bingöl genç haberleri google
Bingöl genç haberleri google
DOLAR 18,4191 % 0.52
EURO 17,8508 % -1.1
GRAM ALTIN 973,15 % -1,09
ÇEYREK A. 1.591,10 % -1,09
BITCOIN 351.900 -0.429
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava
Google News

SELAMI (BARIŞI ) YAYINIZ

Yıllardan beridir devam eden, kiminin kürt sorunu, kiminin güneydoğu sorunu, kimin terör sorunu olarak adlandırdığı ve aradan geçen onca yıla rağmen bir türlü çözüme kavuşmayan ama son günlerde yaşanan gelişmeler neticesinde çözüme doğru yol aldığımız bir dönemden geçiyoruz.

Son Güncelleme :

18 Mart 2013 - 16:42

/ 115 views kez okundu.
SELAMI (BARIŞI ) YAYINIZ
Aslında konuşulmayan, tartışılmayan, yazılmayan ve söylenmeyen hiçbir şey kalmadı. Çözümün nasıl olması gerektiği konusunda en aykırı fikirler bile tartışıldı.
Dönemsel olarak farklı yaklaşımlar sergilendi. Konuşması gereken tarafların tamamı kendi pencerelerinden, kendilerini tanımlayan fikir ve düşünceleri kamuoyu ile paylaştı.
Hiçbir sorunu görmezden gelerek, yok sayarak, tarihi ve toplumsal dinamiklerinden kopartarak karikatürize ederek ve kaba yaklaşımlar içerisinde boğarak bir yaklaşım sergilenemez.
                  Toplumda var olan her sorun gerçek kabul edilmeli ve bu sorunları Anayasa ve demokratik sistem içerisinde daha çok demokratikleşme ve daha çok reform yoluyla çözüme kavuşturulması gerekir.
                   Sürekli sorunları büyüten, çözüme ilişkin hiçbir politikası olmayan, kendi vatandaşlarına üçüncü insan muamelesi yapan ve insan odaklı yaklaşımlardan tamamen uzak, devlet kutsayan bir yapı miras bırakıldı. Ak Parti iktidarı geleneksel devlet politikalarındaki ezberi bozmuştur.
                   İmralı süreci toplumun büyük bir kesimi tarafından desteklenerek, sorunun çözümüne ilişkin atılan her adımın olumlu sonuçlar doğuracağı kuşku götürmez bir gerçektir. Hükümetin çözüme yönelik iradesi de son derece önemlidir. Bütün provakatif eylem ve söylemlere rağmen geri dönülmez bir yola girildiği ve bu sorunun her şeye rağmen çözüme kavuşturulması gerektiği ve yol haritasının buna göre belirlendiği görülmektedir.
                   Sürecin şifreleri kamuoyu ile paylaşılmasıyla birlikte bir umut doğmuştur. Ülkenin gerek batında ve gerekse doğusunda yaşayanlar artık bu acıların bir an önce bitmesi için dualarını esirgememektedir. Akan her kanın toplumsal barışın dinamiklerini zedelediği, aralarına kin ve nefret tohumları ektiği görülmüştür. Yakalanan bu önemli fırsat, yaşanan bütün acıların bitmesine ve artık kendimize kendi gözlerimizle bakmanın yolunu açmıştır.
                   Bugün geldiğimiz noktada herkes bu işin diyalog, uzlaşı ve ortak akılla çözülmesi konusunda mesajlar veriyor. Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sunacak, silahların susmasını sağlayacak, temel hak ve özgürlüklerin garanti altına alınacak, herkesin ortak akılla devreye girerek katkı sunacağı bir dönemden geçiyoruz.
                   Sivil toplum kuruluşları, Akademisyenler, kanaat önderleri, fikir ve düşünce sahipleri ve cemaatler barış ortamının önemli aktörleridir. Bütün olumsuzlukları bir tarafa bırakıp, bütün engelleri sorgulayıp, sürecin barış ve kardeşlik içerisinde sonlandırılması hususunda üzerlerine düşen görevleri yerine getirmelidir.
                   Sorunun çözümüne sadece hükümet değil, devlet bütün kurumlarıyla katkı sunmalı ve çözüm sürecini engelleyici bütün tavırlardan kaçınılmalıdır.
                   Barışı istemeyen tarafların bu süreçteki bütün eylemlerini boşa çıkarmanın yolu en az onlar kadar ve hatta onlardan daha fazla seslerini çıkarmakla olur.
                   Artık geri dönülmez bir yola girilmiştir. İnsanların umutlarının kırılmasının sonuçları korkarım ki çok ağır olacak. Yolun sonunda muhakkak ki çözüm olmalıdır. Kendi barışımızı kendimiz sağlamalıyız.
                  Barışın bir yönü Diyarbakır’a bir yönü Kudüs’e bir yönü Şama bakıyor.
                  Bize özgü, bize has bir barış