Bingöl genç haberleri google
Bingöl genç haberleri google
DOLAR 18,4603 % -0.11
EURO 17,7735 % -0.01
GRAM ALTIN 963,26 % 0,03
ÇEYREK A. 1.574,92 % 0,03
BITCOIN 355.858 0.939
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava
Google News

YA ADAM GİBİ MUHALEFET YÂDA YOK OLMAK

Toplumsal hareketler durduğu yerden siyasi analizler geliştirirler. Olaya bakış açıları siyasi görüşleri ve tavırları ile uyuşma gösterdiği takdirde gözü kapalı bir şekilde son demlerine kadar savunur ve mücadelelerini ona göre yaparlar. Yâda tam tersi her hangi bir uyuşma göstermiyor ise bu sefer bütün imkânları ile ona karşı mücadele ederler.

Son Güncelleme :

20 Mayıs 2013 - 12:40

/ 88 views kez okundu.
YA ADAM GİBİ MUHALEFET YÂDA YOK OLMAK

sefer bütün imkânları ile ona karşı mücadele ederler. Durulan yere göre tavır geliştirmek olayın doğruluğu veya yanlışlığı gerçekliğini birbirine karıştırır. Bu sefer zaman içinde bocalamalar başlar ve dönüp arkalarına baktıklarında aslında bir mesafe almadıklarını görürler. Buna rağmen aynı yanlışta ısrar eder ve toplum ile aralarındaki bağ kopmuş olur. Bütün olayları kendimize siyasi malzeme olarak görür ve onun üzerinden eleştiri mekanizmasını işletirsek o zaman adalet kavramından uzaklaşmış olacağız.

               Burada önemli olan nokta bütün siyasi düşüncelerimize, durduğumuz yerlere rağmen, millet menfaatinin tesis olması için bir söylem veya eylem içinde olursak o zaman yaptığımız bütün eleştiriler bir şekilde dikkate alınır. Baştan savmacı benim dediğim dedik, ben ne dersem o olacak mantığı bizi bir adım ileri götürmez.

               Türkiye siyaseti son zamanlarda bu ve benzeri hadiselerle sürekli karşı karşıya kalıyor. Çözüm üretmekten uzak, sırf mevcut hükümetten kurtulalım da ne olursa olsun mantığı siyasi partilere yakışmıyor. Ülkeyi yönetmeye talip iddiasında olanların öncelikle bu mantığı terk etmesi gerekir. Toplumun karşısına çıkıp kendi projelerini paylaşmalı,  çözüm önerilerini hükümetlere sunmalı ve bunun takipçisi olmaları gerekir. En önemli hadiselerde bile katkı sunmaktan uzak, toplum katmanlarını kışkırtıcı söylem ve eylemlerde bulunmaları ülkemiz siyaseti açısından son derece vahim bir durumdur.

               Maalesef ülkemizde iyi muhalefet yok. Devleti yönetmeye talip olanların bu kadar beceriksiz davranmalarını anlamak mümkün değil. Şöyle dönüp bir geçmişe baktığımızda bazı dönemler hariç bu muhalefet anlayışının Cumhuriyet tarihinden bu yana aynı şekilde devam ettiğini, değişen Türkiye ve Dünyaya rağmen kendilerini yenileyemediklerini görüyoruz. 

               Şunu ya anlamak istemiyorlar yâda anlamıyorlar. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu ve benzeri muhalefet anlayışı kalmadı. Siz toplumun isteklerini dikkate almaz, onlarla aynı şeyleri paylaşmaz ve gelişmeleri yakından takip etmez iseniz, millet size güler ve siyaset sahnesinden silinip gidersiniz.

               Kendinize çeki düzen vermek istiyorsanız toplumun sizden isteklerine bakmalı ve ona göre hareket etmelisiniz. Toplumun isteklerini görmezden gelmek, topluma rağmen siyaset üretmenin karşılığı yoktur. Toplumdaki bütün kesimlerle barışmak, taleplerini dikkate almak, onlarla uzlaşmak ve

dinlemek siyasi partilerin asli görevlerindendir.

               Muhalefetin bu beceriksizliği hükümetin hanesine sürekli puanlar olarak geri dönüyor. Çünkü söylediklerinin bir karşılığı yok. Kimse itibar etmiyor. Acaba muhalefet partileri televizyon ekranlarına çıktığında milletin televizyonlarını kapattıklarından haberleri var mı? Dinlenmiyorsunuz ve de izlenmiyorsunuz. İnanın susmanız bile size bir şeyler kazandırabilir. Ama konuştukça batıyor, battıkça da gömülüyorsunuz.

 

              Toplumsal barışı bilmezsiniz, Dış politikadan anlamazsınız, İç politikadan uzaksınız, milletin değerleriyle alay edersiniz,  Allah aşkına siz ne bilirsiniz? Söylediklerinizden sizin haberiniz var mı?

               Toplumun ne kadar karşı olduğu değerler varsa onlara savaş açıyor, çetelerle birlikte hareket ediyor, derin yapılarla işbirliği yapıyor, birilerini darbe yapsın diye kışkırtıyor, kaos bekliyor ama muvaffak olamıyorsunuz. Niye biliyor musunuz? Bunların artık bir karşılığı olmadığını bilmiyorsunuz. Bunlara inatla sarılmaya devam ettiğiniz müddetçe de karşılığınız olmayacaktır.

               Tez elden kendinize çeki düzen verin.  Siz kendinize çeki düzen verdiğinizde hem siz hem de ülkeniz büyür. Yoksa tarihin karanlık sayfalarına gömüleceksiniz.