Bingöl genç haberleri google
Bingöl genç haberleri google
DOLAR 18,4767 % -0.04
EURO 17,8164 % 0.34
GRAM ALTIN 965,74 % 0,28
ÇEYREK A. 1.578,98 % 0,28
BITCOIN 355.921 1.605
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava 14°
Google News

YENİDEN HELALLEŞMEK

Türkiye’nin son yarım yüzyıldaki en büyük sorunu kürt sorunu olmuştur. Sorunun kökeni çok eskilere dayanmakla birlikte, son çeyrek yüzyılda giderek derinleşen ve içinden çıkılmaz bir hal almasına neden olmuştur.

Son Güncelleme :

02 Nisan 2013 - 8:58

/ 85 views kez okundu.
YENİDEN HELALLEŞMEK
               Bu süreçte 50 bine yakın insan hayatını kaybetmiş, 3 binin üzerinde köy boşaltılmış, on binlerce insan faili meçhul cinayete kurban gitmiş, 500 Milyar dolara yakın para harcanmış ve toplumsal barışın zedelendiği durumlarla karşı karşıya kalınmıştır.
              Ülkemizin son çeyrek yüzyılına derin bir şekilde etki eden ve toplumsal kırılmalara neden olan kürt sorununda, çözümün askeri yöntemlerle çözülemeyeceği açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Sorunu askeri yöntemlerle, salt asayiş sorununa indirgemenin bedeli ağır olmuş ve daha çok acıların yaşanmasına neden olmuştur. Artık güvenlikçi politikaların değil, ülkemizin huzur ve refahını güvence altına alan politikalarla yola çıkarak, Demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve hukuktan taviz vermeden, başkalarının yaşam haklarını ihlal etmeden yeniden Helalleşmenin yolu açılmalıdır.
             Son günlerde ülke gündemine yansıyan görüşmelerin takdire şayan olduğunu söylememiz gerekir. Bugün çözüm amacı ile cesaretle barış için gerekli adımlar atılıyor olması, bundan sonraki süreçte yapılması gereken yegâne şeyin, şeffaf ve Cesur şekilde devam ettirilmesidir. Atılacak bütün adımlar kamuoyu ile paylaşılmalı, kapalı kapılar ardında sürdürülen görüşmelerin kamuoyun bilgisi dahilinde sürdürülmesi, toplumun geniş kesimlerinin çözüme ortak olabilmesi ve ortak akılla adımlar atılarak çözüme kavuşturulması gerekir.
             Hükümetin bu konuda istekli ve planlı gözükmesi çözümü kolaylaştırmakla birlikte, umutları da artırmaktadır. Geçmişte heba edilen süreçlerden ders çıkararak güven yaratacak adımlar atılmalı, diyalog ve barış sürecine sahip çıkılmalıdır.
            Geçmiş yıllarda defalarca barışa dair umutlarımızı geliştiren adımlar atılmış ve diyalog süreçleri başlatılmıştı. Bu süreçler doğru değerlendirilmediği ve beklenen adımlar atılmadığı için güven ortamı yaratılmamıştır. Her seferinde savaştan beslenen karanlık eller devreye girerek barış sürecini baltalamış ve toplumun umutları zayıflatılmıştır.
           Son dönemlerde İmralı ile yapılan görüşmeler barışa dair umutlarımızı yeniden yeşertmiştir. Görüşmelerin sürdürülmesi ve diyalog ortamının yaratılması, bir güven oluşturmuş ve halkımızın sürece sahip çıkarak barıştan yana tutum sergilemesine ve oluşabilecek bütün provakatif eylemlere karşı uyanık olması lazım gelir.
         Hiç kimsenin bu süreçten korkmaması gerekir. Birçok grup ve ülke barıştan rahatsızlık duyacak ve baltalamak için operasyonlar yapabilirler. Bu süreçte taşeron kullanılabilir, toplum bu provokasyonlara hazırlıklı olmalıdır. Asıl önemli olan PKK ve BDP’nin bu sürecin arkasında durması gerekir. PKK’nın içinde bu süreci baltalamak isteyen ekipler çıkacaktır. Çıkabilecek bütün provokasyonlara rağmen Durmak Yok, Yola Devam denilerek sürecin başarıya ulaşması için bütün yollar denenmelidir. Önemli olan barış ortamını, kardeşlik ortamını ve birlik ortamını geliştirmektir.