Google News' te Takip Edin

Bingöl genç haberleri google

DOLAR 32,2263 % -0.01
EURO 34,9688 % -0.16
GRAM ALTIN 2.427,80 % -0,78
ÇEYREK A. 3.969,46 % -0,78
BITCOIN 67.840,00 -0.954
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava
Google News

“Allaha karşı sorumluyuz”

Genç Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansta konuşan Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şirin Ayiş “Allaha karşı sorumluyuz bütün hayatımız ve mücadelemiz yalnız onun istediği şekilde harcamalıyız”

Son Güncelleme :

21 Mart 2016 - 11:20

“Allaha karşı sorumluyuz”

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordineli Genç Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından Kültür Merkezinde düzenlenen “Ahlak” temalı konferansa, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Değirmenci, Şube Müdürü vekili Sadin Şahin, Genç Memur Sen İlçe temsilcisi M. Mustafa Demirağ, ÖNDER Bingöl Temsilcisi Sadullah Arpa, Genç Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Nihat Ceyhan ile öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

 

 

Konferansta konuşan Mehmet Şirin Ayiş, “Allaha karşı sorumluyuz bütün hayatımız ve mücadelemiz yalnız onun istediği şekilde harcamalıyız”

Ayiş, “İbadet insanın Allah’a karşı bir teşekkürüdür. Mesela biz, bir hocamız bize bir şey anlattığında biz ona teşekkür ediyoruz. Eğer biz kullar bir birimize teşekkür ediyorsak, bizi var eden halıkımız olan Allah’a karşı daha çok teşekkür etmeliyiz. Bakınız nasıl bir hastamız olduğunda doktora götürüp, üstüne para verip iyileştirmek için çaba harcıyoruz ve iyileşir iyileşmezde doktor beye teşekkür ediyoruz. Ama biz aciz kullar bize her şeyi veren rabbimize karşı bir şükürü bile yapamıyoruz. Bakınız Allah diyor ya insanlar zarardadır. Peki, hangi konuda zarardadır. Bizi yoktan var eden sahip olduğu bir kudret sahibi bir var. Ayaklarımız yolda yürürken, gözlerimiz her şeyi süzerken, kulaklarımız çıkan sesleri duyarken, yemeğimizi, ihtiyaçlarımızı giderirken bu nimetleri bize her zaman ihsan eden bir kudretinin varlığını unutuyoruz. Yani şöyle bir şey desem ki, illa görme organımız olan gözümüze bir şey olduğunda daha yeni mi? kıymetini bilmemiz lazım. Bakınız çoğumuz yolda geçerken görüyoruz bir bakıyoruz, adamın bir ayağı, bir gözü veya bir eli yok. Ama biz daha yeni Allah’ı hatırlıyoruz. Bu demek oluyor ki biz rabbimizi çok çabuk unutuyoruz. Vallahi bizim unutmamız bizim ona karşı isyanımızdır. Onu anmamızdan kaynaklıyor.”

“Çok az şükür ediyoruz”

 Değerli arkadaşlar insanları hüsrana sevk eden birincisi insanoğluna her şeyi verdiği halde şükür etmemek veya az şükür etmek. Buna dini literatürde gaflet diyoruz. Yani gaflet nedir? Bir şeyden habersiz olmaktır. Yani bunun izahı şu, ben okulda öğrenciyim ama öğrenciliğimden haberim yok. Ya bu normal bir şey mi? Düşünsenize okulda bir öğretmen, bir öğrenci kendinden haberi olmazsa okulu, çevresi onlara çok farklı muamele yapar. Onlara hasta veya mecnun derler. Arkadaşlar biz Allah’ın kuluyuz. Bizi o yaratmış. Her şeyimizi bilen o. Mesela biliyor musunuz, tıp insan vücudunu anlatırken insan vücudunu mucizelerle doludur diyor. Hayretler içinde kalıyorlar. Bakın biz oksijen alıyoruz. İnsanın oksijensiz su altında kalma süresi en fazla 3 dakikadır. Bir insan 3 dakika su altında kalabilse para veriyorlar nedir? Rekor kırmış diyorlar. Biz dakikada çok oksijen alıyoruz ve her oksijen alışımızda kalbimiz duruyor. Birde bakın bizim boğazımızda iki boru var biri yemek, diğeri oksijen borusu yemek yediğimizde oksijen borusu otomatikman kapanıyor. Tıp öyle söylüyor. Bakın bunlardan hiç haberimiz yok. Olsa da bir şey yapamayız. Ama biz bunca nimetlere karşı rabbimizi unutuyoruz. Ve çok az şükür ediyoruz. Bakın biz nasıl ki, yemek yemeği, cep telefonumuzu, arabamızı unutmuyorsak Rabbimizi bunlardan daha fazla unutmamalıyız. Bunu nasıl sağlayacağız derseniz, bunlar ibadet, dua ve tefekkür yaparak bizi yaratan rabbimize karşı iyi bir kul yapmakla sağlamış oluruz. Yani içten içe rabbimize karşı çok teşekkür edeceğiz.

“Nefsimiz bizi sürekli Kötülüğe sevk ediyor”

Asır süresi bağlamında düşünürsek insanoğlunun zararda olduğu durumlar vardır ve kara geçecek durumları vardır. Zararda olduğumuz o durumlar dinimizin emeriyle gaflettir. Bakın biz nefsimizle imtihan olacağımız için içimizde bir duygu var, bu duygu sürekli bizi kötülüğe, yanlışlığa teşvik eden bir duygudur. Yani nefsi emaremiz bizi sürekli yönlendiriyor. Cimri olmak, haram yemek, kötülüğü işlemek vs. yani dinimizce hoş olmayan her şeye karşı nefsimiz bizi yönlendiriyor. Şimdi bu nefsi emare bizim hayatımızın her alanında karşımız çıkıyor. Bizi sürekli boş şeylerle meşgul ettiği için rabbimizi unutuyoruz. İkincisi ise bir insan bu dünyada bırakacağı en büyük miras ise Salih bir evlat bırakmasıdır. Yani çocuksak, gençsek, kız veya erkeksek ya salih ve saliha bir evlat olacağız yada anne baba isek salih ve saliha bir evlat yetiştireceğiz. Bakınız evladımız zengin olabilir, evi arabası olabilir, ona gayrı menkul bırakabiliriz. Ama bu imanı bir duruş değildir. Önemli olan çocuğumuzu Salih bir evlat olarak yetiştirip bizden sonrada yaptığı hayr-ı hasaned için hem kendisinin hem de bizim amel defterimizi Allah’ın istediği bir şekilde işlemesidir. Şimdi bakıyoruz öyle bir gençlik yetişmiş ki, sabah evden çıkıyor anne babanın haberi yok. Bir mesleği yok, bir işi yok boş boş sokaklarda geziyorlar. Saç bir şekil, kıyafet bir acayip yani bir özenti üzerinde bir gençlik yetişiyor. Bu bize şunu gösteriyor insanın bir amacı olmadı mı? Bir gayesi olmadı mı? Veya bir hedefi olmadı mı? Anne babasına bir saygısı olmayan bir nesil ne olabilir ki. Sadece yiyen içen ve tüketen bir nesil neye yarar ki? Sabah namazını kılmıyor, alnı secdeye gitmiyor, kur’an okumuyor, dua yapmıyor, Anne-baba hakkını bilmiyor, öğretmene saygısı yok. Yani bütün hayatını o küçük telefonun içine hapis etmiş durumda bildiğiniz, hareket eden bir robot gibidir. Arkadaşlar biz inandığımız için Allaha karşı sorumluyuz bütün hayatımız ve mücadelemiz yalnız onun istediği şekilde harcamalıyız”

 


YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.