İSLAMÎ NESİL | Gencin Sesi Gazetesi - Bingöl Haber - Genç HaberGencin Sesi Gazetesi – Bingöl Haber – Genç Haber

28 Ocak 2021 - 14:31

İSLAMÎ NESİL

İSLAMÎ NESİL
Son Güncelleme :

27 Aralık 2015 - 12:19

65 views

Kıymetli okuyucular!

Bugünkü konumuz, istikbalimizin teminatı ve gelecekteki ümidimiz olan yavrularımız, çocuklarımız, torunlarımız, körpe dimağlarla alakalıdır. Onlara ne kadar hizmet versek azdır. Onun için sizlerden bu konun üzerinde düşünmenizi isterim.

 

Benim de bugün üzerinde duracağım konu, son derece önemli bir konudur.  İslâm dîninde çocuk ve genç eğitiminden, terbiyesinden maksat, çocuğun ve gencin Allahü teâlânın râzı olduğu, kulların beğendiği, devletine, vatanına, milletine, âilesine, cemiyete ve insanlığa faydalı bir insan olarak yetişmesidir. iyi alışkanlıkların verilmesine ne kadar erken başlanırsa sonuç o kadar mükemmel olur.   

 

  İslâm âlimlerinin büyüklerinden olan İmâm-ı Gazâlî hazretleri, çocuk terbiyesi hakkında eserlerinde şunları yazmaktadır:’’

 

Evlâd, ana, baba elinde bir emânettir. Büyük bir nîmettir. Nîmetin kıymeti bilinmezse elden gider. Çocukların temiz kalpleri, kıymetli bir cevher gibidir. Mum gibi her şekli alabilir. Küçükken hiçbir şekle girmemiştir. Temiz bir toprak gibidir. Temiz toprağa hangi tohum ekilirse, onun meyvesi hâsıl olur. Çocuklara îmân, Kur’ân-ı Kerîm ve Allahü teâlânın emirleri öğretilir ve yapmaya alıştırılırsa, din ve dünyâ saâdetine ererler. Bu saâdete anaları, babaları ve hocaları da ortak olur. Eğer bunlar öğretilmez ve alıştırılmaz ise, bedbaht olurlar. Yapacakları her fenâlığın günâhı baba ve hocalarına da verilir. Allahü teâlâ Kuran -ı Kerîm’de meâlen; Kendinizi ve evlerinizde ve emirlerinizde olanları ateşten koruyunuz. buyuruyor. Takdir edersiniz ki, bir babanın, evlâdını Cehennem ateşinden koruması, dünyâ ateşinden korumasından daha mühimdir. Cehennem ateşinden korumak da îmânı, farzları ve haramları öğretmekle ve ibâdete alıştırmakla ve dinsiz, ahlâksız arkadaşlardan korumakla olur. Bütün densizliklerin ve fenâlıkların başı, fenâ arkadaştır.

 

Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem): Bütün çocuklar müslümanlığa uygun ve elverişli olarak dünyâya   gelir.  Bunları sonra anaları-babaları yahûdî veya hıristiyan yahut mecusi(dinsiz) yapar buyurmuşlardır. Ana baba, evvelâ evlâdının hakîkî istikbâlini, sonsuz saâdete kavuşmasını düşünmelidir. Dînin esaslarını ona öğretmelidir. Bunu öğrenip yaptığı zaman, dünyâ saâdeti kendiliğinden gelecektir. Zîrâ dînimiz insanlara dünyâ ve âhirette rahat ve mesut olmanın yollarını göstermektedir .Burada hemen belirtmeliyiz ki, çocukta kökleşmesi ve kafasına iyice yerleştirilmesi gereken ilk ve temel şey; her şeyin üstünde, her şeye muktedir, bütün iyilik ve güzelliklerle berâber her şeyin yaratıcısı bir Allah’a ibâdet etmeyi, hürmet etmeyi, sevmeyi en büyük vazîfe bilmektir. Ayrıca Allahü teâlânın ancak iyi, çalışkan ve dürüst kullarını sevdiğini, onun için karşılık beklemeden dâimâ iyililik çocuk bu inançlara sâhip olursa, dürüst, vicdanlı, iyi ahlâklı, cemiyete yararlı bir kimse olmanın yolunu tutmuş demektir. Gençler, ana, baba ve milletin elinde bir emânettir. Ana-baba olarak, millet olarak bu gençliğe sahip çıkmazsak emânete hıyânet etmiş oluruz. Bu hıyânetin cezâsını dünyada da, âhirette de çekeriz. Bir babanın, evlâdını Cehennem ateşinden koruması, dünya ateşinden, dünyalık sıkıntılardan korumasından daha önemlidir. Cehennem ateşinden korumak da, îmânı, farzları ve harâmları öğretmekle ve ibâdete alıştırmakla ve dinsiz, ahlâksız arkadaşlardan korumakla olur. İslâm ahlâkı üzere yetiştirmekle olur. Bütün kötülüklerin başı, kötü arkadaştır. İnsanın üç büyük düşmanı olan, nefs, şeytan ve kötü arkadaştan en tehlikelisi, kötü arkadaştır. Bunun için her ana-baba, çocuğunu takip etmelidir. Kimlerle arkadaşlık kuruyor, nerelere gidip geliyor, hâl ve hareketleri nasıldır, bunları adım adım takip etmelidir. Başıboş bırakılan çocuğu sokak yetiştirir. Eskiden gence evde verilen bir islâm terbiyesine karşı, sokak yanî cemiyet, toplum dokuz veriyordu. Şimdi tersi oldu. Çocuk, evde verilen on terbiyenin dokuzunu sokağa, cemiyete çıktığı zaman kaybediyor. Her âlimin, evliyânın çocuğu her zaman iyi bir müslüman olur, denemez. Çünkü, hidâyet Allah’tandır. Az sayıda da olsa, âlimin oğlu zâlim, zâlimin oğlu âlim olabilir. Ancak herkes sebeplere yapışmak zorundadır.     

 

     Peygamber efendimiz, Bütün çocuklar müslümanlığa uygun ve elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları, sonra anaları, babaları yahûdî veya hıristiyan yahut ta mecusi (dinsiz) yapar sözü ile müslümanlığın yerleştirilmesinde ve yok edilmesinde en önemli işin, gençlikte olduğunu bildiriyor. Eğer çocuğa âkıl bâliğ olduğu hâlde, bilmesi gereken îmân bilgileri öğretilmemiş ise, bu çocuk mürted olur. Çocuklarına îmânı, islâmı öğretmeyen analar babalar, çocuklarını müslüman olmaktan mahrûm etmiş, kâfir olmalarına sebep olmuş olurlar. Çocukları ile birlikte, kendileri de Cehennemde bunun cezâsını, azâbını çekerler. Namazları, oruçları ve hacca gitmeleri, kendilerini bu azâbdan kurtaramaz.

 

O hâlde, her müslümanın birinci vazîfesi, evlâdına islâmiyeti ve Kur”ân-ı kerîmi öğretmektir. Evlâd, büyük nimettir. Nimetin kıymeti bilinmezse, elden gider.

 

NOT: Gençli bir eğitimci kardeşiniz olarak bundan sonra fırsat gördükçe sizlerle  çocuk  ve gençliğin eğitim konusunda  bu gazetede bu sayfada sizlerle olacağım, ayrıca beni sizlerle buluşturmaya vesile olan gazetemizin sahibine  ve çalışanlarına saygılarımı sunuyorum.

 

 

Mürsel BOLLUK


Eğitimci

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Gencin Sesi TV

Genç Berat Rezidans