Google News' te Takip Edin

Bingöl genç haberleri google

DOLAR 32,7314 % 1.41
EURO 35,0554 % 0.38
GRAM ALTIN 2.456,40 % 2,73
ÇEYREK A. 4.016,21 % 2,73
BITCOIN 65.224,01 -2.498
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava
Google News

Baluken: ‘Barış için ölümü göze almış bir siyasi hareketiz’

BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, “Gerçekten Ortadoğu halklarına barış gelecekse, ölümü bile göze almış bir siyasi hareketiz. Barış için, kardeşlik için ölmeye bile hazırız” dedi.

Son Güncelleme :

28 Ağustos 2012 - 11:36

Baluken: ‘Barış için ölümü göze almış bir siyasi hareketiz’

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Grup Başkan vekili ve Bingöl Milletvekili Dr. İdris Baluken, kaygılarının partilerinin kapatılması, dokunulmazlıklarının kaldırılıp cezaevine atılmaları olmadığını belirterek, "Bizim kaygımız, tutmaya çalıştığımız barış dalı eğer koparsa, Kürtler, Türkler, Anadolu ve Mezopotamya'da yaşayan bütün halklar, Ortadoğu'daki bütün halklarla birlikte maalesef dibinde Amerika'nın çıkarları olan o bataklığa doğru hızla düşeceklerdir. Bizim kaygımız budur. Yoksa eğer biz, gerçekten Kürt halkına, Türk halkına, Ortadoğu halklarına barış gelecekse, milletvekillerinin dokunulmazlığını bırakın, cezaevlerini bırakın, ölümü bile göze almış bir siyasi hareketiz. Barış için, kardeşlik için ölmeye bile hazırız" dedi.

BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili Dr. İdris Baluken, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken yerel gündeme de değinen Baluken, Bakan Yılmaz, Milletvekili Taş ve Belediye Başkanı Atalay’a yüklendi.

Genç Caddesi Dörtyol Saat Kulesi önünde basın açıklaması yapan BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili Dr. Baluken’e, BDP İl Başkanı Halis Yurtsever ve partililer eşlik etti.

Sorunun diyalogla masada çözülmesini istediklerini belirten BDP İl Başkanı Yurtsever: “Buradan hükümete sesleniyorum, İmralı ile masaya oturacaksınız? Hedefiniz o’dur. Kürtleri katletmekle, öldürmekle, zindana göndermekle, köyleri yakıp yıkmakla, siz bu ülkede Başbakanlık yapamazsınız. Bu ülkede biz birlikte güzeliz. Diyoruz ki bu ülkede ülke bütünlüğü içerisinde, bütün halkların, bütün dillerin, bütün kültürlerin ve bütün inançların özgürce yan yana yaşama şartlarının yaratılmasıdır” dedi.

Gaziantep olayına da değinen Yurtsever: “Gaziantep olayı Suriye’ye girmenin altyapısını yapmaya çalıştılar. Senin ne işin var Suriye’de? Burada yeterince Kürt öldürmedin mi? Buradan Başbakan’a sesleniyorum. Gaziantep olayını çözeceksin. Ya çözeceksin ya çözeceksin. Gaziantep olayını kınıyorum” ifadelerini kullandı.

Yurtsever’in akabinde konuşan BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili Dr. Baluken, hükümete yüklendi.

“AKP YAŞANAN KAYIPLARIN BAŞ SORUMLUSUDUR”

AK Parti’nin ülkeyi götürmeye çalıştığı felakete dikkat çekmeye çalıştıklarını belirten Baluken: “AKP Kürt sorunun çözümünde tasfiyeyi, savaşı ve soykırımı seçmiştir. Tasfiye, savaş ve soykırımla ancak 30 yıldır yaşanan sorunlar derinleşir dedik. AKP’nin dış politikası Amerika’nın taşeronluğuna, Amerika’nın jandarmalığına ve Amerika’nın politikalarına hizmet ettiğini söyledik. Eğer bu politikalar devam ederse halklarımızın savaşın eşiğine gelebileceklerini söyledik. İşte maalesef bugün geldiğimiz süreç, Barış ve Demokrasi Partisi’nin tüm söylemlerine kulak tıkmanın önerilerini dikkat almamanın faturası hepimizin önüne çıkmış durumdadır. AKP yaşanan kayıpların baş sorumlusudur” dedi.

“BARIŞ İÇİN ÖLÜMÜ GÖZE ALMIŞ BİR SİYASİ HAREKETİZ”

Barış ve Demokrasi Partisi’ne yönelik linç kampanyası başlatıldığını iddia eden Baluken: “Kendi geleceğimizle ilgili tek bir kaygımız yok. Barış ve Demokrasi Partisi’ni kapatabilirsiniz. Hepimizi cezaevlerine atabilir siniz. Bundan kendimiz adına tek bir kaygı duymuyoruz. Ancak bizim kaygımız, tutmaya çalıştığımız barış dalı eğer koparsa, Kürtler, Türkler ve Anadolu’da yaşayan bütün halklar dibinde Amerika’nın çıkacağı o bataklığa doğru hızla düşeceklerdir. Bizim kaygımız budur. Barış gelecekse dokunulmazlıkları bırakın, cezaevlerini bırakın, biz ölümü göze almış bir siyasi hareketiz. Barış için kardeşlik için ölmeye bile hazırız” ifadelerini kullandı.

“GAZİANTEP OLAYINDAKİ RESMİN İYİ ALGILANMASI GEREKİYOR”

Yaşanan ölümlerden AK Parti’yi sorumlu tutan Baluken: “Savaş politikalarının baş sorumlusu AKP’dir. Bugün bile üzerimize bu kadar geliniyorken, Barış ve Demokrasi Partisi’ni kapatma tehdidi varken, milletvekillerine cezaevleri ve ölüm adres gösterilirken, hala diyalog hala barış çağrısında bulunuyoruz. Onurlu Bingöl halkı biz barış diyoruz, Egemen Bağış, Kürt halkına kafir kavim diye sesleniyor. Biz barış ve diyalog diyoruz, Fatma Şahin, BDP’yi meclisten atmak gerek diyor. Biz barış diyoruz, müzakere diyoruz, Bekir Bozdağ terörün kökünü kazıyacağız diyor. Gaziantep olayı kime yarıyor. Bu resmin iyi algılanması gerekiyor. AKP Gaziantep olayıyla Kürt ve Suriye politikalarının iflası maskelemek istiyor” dedi.

MİLLETVEKİLİ TAŞ VE BAŞKAN ATALAY’A YÜKLENDİ!

‘Bingöl halkının AKP’ye barış için, demokrasi için, yeni anayasada çözüm için, Bingöl’ün yoksulluğunu çözmek için, Bingöl’e hizmet gelmesi için oy verdi’ diyen Baluken: “AKP ne yapıyor, Bingöl halkının oy verdiği AKP Milletvekili barışı, demokrasiyi ve anayasayı bir kenara bırakmış, korucuların arkasında toplantıya katılıyor. Bu barışın yaklaşımı mıdır? Bingöl halkı Bingöl’ü yaşanılır bir kent yapsın diye oy veriyor belediye başkanına, belediye başkanı da o korucunun arkasındaki safta yerini alıyor. Belediye Başkanı Bingöl’e ne yapmış? Bingöl’ü çöp kent yapmış. Bingöl’ü yolsuz kent yapmış. Bingöl’ü susuz kent yapmış. Bingöl’ü yoksul kent yapmış. Bingöl’ü hasta kent yapmış ve sonra da utanmadan buraya gelip savaş politikalarının narasının arkasına sığınmış. Tabii ki AKP Bingöl halkının vereceği cevabı görecektir” diye konuştu.

BAKAN YILMAZ’A ‘ZAZA’ ELEŞTİRİSİ!

Açıklamalarında Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’a da yüklenen Baluken: “Bingöl’ün bir bakanı varken durumu gerçekten içler acısıdır. Bingöl’ün bakanı Bingöl’e getiremediği hizmetleri bir kenara bırakmış, farklı yerlerden Bingöl halkını kandırmaya çalışıyor. Son demecinde ‘hem bakanım hem de Zaza’yım’ diyor. Şimdi güler misin ağlar mısın? Sen Zaza halkına zulüm yapılırken, Zaza halkının dili yasaklanırken, Zaza çocukları ana dilde eğitim isterken, Zaza halkının çocukları mahkemelerde anadilde savunma isterken, senin kabinendeki başbakan yardımcısı Zaza diline medeni bir dil değildir, ithamında suçlamasında bulunurken, sen tek bir kelime ettin mi? Şimdi burada gelmişsin hem Zaza’yım hem de bakanım diyorsun. Diline sahip çıkmayanları bu ülkede bakanda yaptılar, Başbakan’da yaptılar. Cumhurbaşkanı da yaptılar. Yeter ki köleliğe boyun eğ yeter ki kimliğine sahip çıkma dediler” şeklinde konuştu.
 

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.