
Bingöl’de sivil toplum kuruluşları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıları düzenledikleri basın açıklamasıyla protesto etti. Grup adına konuşan Ferhat Güzel, "Bugün hedef İran'dır; yarın Türkiye dahil başka ülkeler olacaktır. Bu zillet düzenini kabul etmiyoruz" dedi.
Bingöl İslami Dayanışma ve Kardeşlik Platformu üyeleri, öğle saatlerinde Bingöl Kent Meydanı’nda bir araya gelerek ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını protesto etti. "Emperyalizme ve Siyonizme Geçit Yok" mesajının verildiği programda, sık sık tekbir getirilerek saldırılar telin edildi.
"GAZZE'DEKİ ZULÜMLE AYNI ZİHNİYET"
Programın açılış konuşmasını yapan Erhan Ozan, bölgedeki saldırıların bir bütün olduğunu belirterek, "Gazze'de işlenen vahşeti unutmadık. Bugün İsrail ve hamisi ABD’nin İran’a yönelik saldırıları kabul edilemez. Müslümanlar olarak bu zulme karşı sesimizi yükseltmek zorundayız" diye konuştu.
"HEDEF ÜMMETİN DİRİLİŞ İRADESİDİR"
Platform adına hazırlanan basın açıklamasını okuyan Ferhat Güzel ise saldırıların sadece bir devleti değil, tüm İslam coğrafyasını hedef aldığını vurguladı. Güzel, şunları söyledi:
"Siyonist ve emperyalist barbarlık, hiçbir hukuk tanımaksızın saldırılarını sürdürüyor. İran’a yönelik operasyonlar, bölge halklarının iradesine ve ümmetin onuruna yönelik açık bir kuşatma girişimidir. Gazze’de soykırımı hak gören zihniyetle, bugün İran’ı bombalayan zihniyet aynıdır. 'Benim silahım caydırıcı, seninki tehdittir' diyen kibirli sistem, dünyaya adaletsizliği dayatmaktadır. Hedef; ümmetin diriliş iradesi, bağımsızlık talebi ve birlik olma potansiyelidir."
"SIRA TÜRKİYE'YE DE GELEBİLİR"
Emperyalist güçlerin "çifte standart" uyguladığını savunan Güzel, tehlikenin boyutuna dikkat çekerek, "Mesele yalnızca İran meselesi değildir. Dün Irak ve Suriye’ye müdahaleyi meşrulaştıranlar, yarın Türkiye dahil başka ülkelere de aynı dayatmayı yapacaktır. Müslümanlar mezhep ve etnik ayrılıkları bir kenara bırakıp ortak bir bilinç inşa etmelidir" ifadelerini kullandı.
Açıklamada ayrıca Pakistan ve Afganistan arasındaki gerginlik gibi İslam dünyası içindeki ihtilafların emperyal planlara hizmet ettiği belirtilerek, birlik çağrısı yapıldı.
Basın açıklaması, Abdullah Bayşu’nun yaptığı duanın ardından grubun sessizce dağılmasıyla sona erdi.


